İbnu'l-Enbârî'nin
"ez-Zâhir" adlı eserinde zikrettiğine göre el-Müberred
"er-Rahmân"ın İbrance bir isim
olduğunu bundan dolayı da bununla birlikte
er-Rahîm isminin de zikredildiğini iddia
etmiştir. Bunu ifade etmek üzere de şu beyitler delil gösterilmektedir:
"Şerefe nail
olamazsınız; ister abanızı ipekle sırmalayın,
İster yenbüt (haşhaş) ağacını ufak ağaçlara dönüştürün.
İsterseniz (develerin) arkalarından ayrılmayan deve palanlarından
ayrılın
Ve onların sırtlarını "Rahman ve Kur'an" diye
sıvazlamayı bırakın."
Ebu İshak ez-Zeccac
"Meani'l-Kur'ân"da şöyle
demektedir: Ahmed b. Yahya dedi ki: "er-Rahîm" Arapça ve
"er-Rahmân" İbranicedir. İşte bundan dolayı ikisi bir arada zikredilmiştir. Fakat bu kabul edilmeyen bir görüştür.
Ebu'l-Abbas der ki: Na't (niteleme)
bazan övgü için olur. Mesela, şair Ce-rir demek bunun gibidir. Mutarrif in Katâde'den yüce Allah'ın: "Bismillahirrahmânirrâhim"
âyetinde kendi zatını methettiğini söylediğini nakletmiştir.
Ebu İshak der ki: Bu güzel bir açıklamadır.
Kutrub da der
ki: Rahman ve Rahîmin bir arada zikredilmesi, te'kid için olabilir.
Ebu İshak der ki: Bu
da güzel bir görüştür. Ve te'kidde büyük bir fayda vardır. Arapların sözünde de bu pek çoktur. Onun için ayrıca delil göstermeye ihtiyaç yoktur. Burada te'kidin faydası ise Muhammed b. Yezid
tarafından şöylece açıklanmaktadır: Bu, lütuf
üstüne lütuf, nimet ihsanı üzerine nimet ihsanına, bunlara rağbet edenlerin arzularını güçlendirmek ve umanın emelini
boşa çıkmayacağına dair
bir vaaddır.