Ana Sayfa (Kur'an-ı Kerim) Yeni Pencere

Geri

 

SAYFA :

267

 

016 - NAHL SÛRESİ

 

CÜZ :

14

 

İleri

Sayfayı Yeni Pencerede Aç

 

 

 

 

 

 

 

 

 

7

Bu hayvanlar, ancak büyük zorluklarla ulaşabileceğiniz yerlere yüklerinizi taşırlar. Şüphesiz ki rabbiniz, çok şefkatlidir, çok merhametlidir.

Bu hayvanlar, büyük zorluklar içerisinde gidebileceğiniz sarp yerlere yüklerinizi taşırlar. Şüphesiz ki bu hayvanları sizin emrinize veren rabbiniz, sizin için çok şefkatli ve çok merhametlidir. Zira o, size olan merhameti sebebiyle bu hayvanlan size itaatkâr kılmasaydı, onlara asla güç yetiremezdiniz. Şüphesiz ki bunları sizin emrinize veren rabbiniz çok şefkatli ve çok merhametlidir.

8

Allah, binmeniz ve süs hayvanı edinmeniz için, atları, katırları ve merkepleri yarattı. Henüz bilmediğiniz daha nicelerini yaratacaktır.

Âyet-i kerime’de, at, katır ve merkeplerin, binilmek ve süs hayvanı olarak kullanılmak üzere yaratıldığı beyan edilmekte fakat bu hayvanların etlerinin yenilip yenilmeyeceği hususunda bir açıklık bulunmamaktadır. Bu sebeple bu hayvanlardan at etinin yenilmesinin haram olup olmadığı hususunda farklı görüşler ortaya çıkmıştır. Bu görüşleri şöylece özetlemek mümkündür:

a- Ebû Hanife ve ona katılan diğer Fıkıh âlimleri, at eti yemenin haram olduğunu söylemişler ve delil olarak ta şunları zikretmişlerdir:

aa- Allahü teâlâ bu âyet-i kerime’de atı, Hadis-i Şeriflerde, yenilmesinin haram olduğu beyan edilen, katır ve merkeple birlikte zikretmekte ve bunların, sadece binilmek ve süs eşyası olarak kullanılmak üzere yaratıldığını beyan etmektedir. Bu da at etinin yenilmesinin haram olduğunu gösterir,

bb- Abdullah b. Abbasın, at, katır ve merkep etlerini yemeyi hoş karşılamadığı ve şöyle dediği rivâyet edilmektedir: -"Allahü teâlâ "Allah, hayvanları da yarattı. Onlarda sizin için ısıtacak şeyler ve pek çok faydalar vardır. Bir kısmının etlerini de yersiniz." buyurmuş, etleri yenilenleri beyan etmiş bu âyette de "Allah, binmeniz ve süs hayvanı edinmeniz için atları, katırları ve merkepleri yarattı." buyurarak binek hayvanlarını beyan etmiştir.

cc- Halid b. Velid diyor ki:

"Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) at, katır ve merkep etinin yenilmesini yasakladı. Ebû Dâvûd, K. et Et'ıme bab: 26, Hadis No: 3790/İbn-i Mâce, K. ez-Zebaih, bab: 14, Hadis No: 3198 / Nesâi, K. es-Sayd, bab: 30, Hadis No: 3336

Ebû Davud bu hadisi Rivâyet ettikten sonra, bunun mesüh olduğunu, Resûlüllah’ın sahabilerinden Abdullah b. Zübeyr, Fadâle b. Ubeyd, Enes b. Mâlik, Esma binti Ebû Beldr, Suveyd b. Ğafie ve Alkame, at eti yediklerini, Kureyşlilerin, Resûlüllah’ın döneminde at kestiklerini rivâyet etmektedir. İmam Nevevî ise bu hadisin zayıf olduğunu söylemiştir.

b- Alimlerin çoğunluğu ise, katır ve merkep etinin haram olmasına karşılık, at etinin yenilmesinin caiz olduğunu söylemişler ve Cabir b. Abdullah (radıyallahü anh) dan rivâyet edilen şu Hadis-i Şerifi delil göstermişlerdir. Cabir diyor ki:

"Reşululullah (sallallahü aleyhi ve sellem) Hayber savaşında ehlî eşeklerin etlerinin yenilmesini yasakladı. At etinin yenilmesine ise izin verdi. Buhari, K. el-Megazi, bab: 38, K. ez-Zebaih bab: 26 Hadis No: 28 / Müslim K. es-Sayd, bab: 36 Hadis No: 1941 / Ebû Dâvûd, K. el- Et'ıme, bab: 26, Hadis No: 3788-3789

Hazret-i Ebubekirin kızı Esma (radıyallahü anhâ) diyor ki:

"Biz, Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) zamanında at kestik ve etini yedik." Müslim. K. es-Sayd bab: 38, Hadis No: 1942

Âyet-i kerime’nin sonunda "Daha nicelerini yaratacaktır." ifadesi vardır. Bu ifade, biz Mü’minleri, binilecek ve her türlü ihtiyaç için kullanılacak vasıtaları icadetmeye teşvik etmekte ve adıgeçen hayvanların dışında, Özellikle günümüzde kullanılan taşıt araçlarının icadedileceğine işaret etmektedir. Bu sürecin sonu yoktur. Bu sahadaki ilerleme kapısı kıyamete kadar açıktır. Bu da Kur'an-ı Kerimin mucize olduğunu gösteren delillerden bir tanesidir.

9

Doğru yolu size açıklamak Allah’a aittir. Eğri yollar da vardır. Allah dileseydi hepinizi doğru yola sevkederdi.

Abdullah b. Abbas, Ali b. Ebi Talha, Katade ve Dehhak bu âyet-i kerime’yi, mealde verildiği şekilde izah etmişlerdir.

Taberi de bu görüşü tercih etmektedir. Bunlara göre âyetin izahı şöyledir: "Doğru yol olan İslamı açıklamak Allah’a aittir, Yahudilik, Hıristiyanlık gibi haktan sapan eğri yollar da vardır. Eğer Allah dileyecek olsaydı sizin hepinizin iradenizi elinizden alarak sizi doğru yola sevkederdi. Fakat o böyle yapmadı, sizi, hakkı bâtıldan ayrdetmekte serbest bıraktı. Kim doğru yolu tutarsa kendi menfaatinedir. Kim de doğru yoldan saparsa zararı kendisinedir.

Mücahid ise bu âyet-i kerime’yi şöyle izah etmiştir: Hak yol, Allah’a giden yoldur. O da, Allah'ın gösterdiği yoldur. Bu hak yoldan sapan bir kısım insanlar vardır. Eğer Allah dileseydi, sizin hepinizi, kendisine ulaştıran hak yola sevkederdi."

İbn-i Kesir, Mücahidin görüşünü tercih etmektedir.

10

Size semadan su indirme O’dur. Siz ondan içersiniz. Hayvanlarınızı otlattığınız bitkiler de o su ile yetişir.

Allahü teâlâ bundan önceki âyet-i kerimelerde, çeşitli hayvanları insanlar için yarattığını ve insanları çeşitli bineklerle taşıttığını beyan ettikten sonra bu âyet-i kerime’de de gökten yağmur yağdırdığını, insanların, o yağmurlardan elde edilen sulardan içtiklerini, çeşitli bitkilerin o sularla büyüyüp hayvanlara gıda olduğunu beyan ediyor, bundan sonra gelen âyette ise insanların yiyeceklerinin de gökten inen bu yağmurlar vasıtasıyla meydana geldiğini bildiriyor.

11

Allah, semadan inen su ile, ekini, zeytini, hurmayı, üzümleri ve bütün meyve çeşitlerini yetiştirir. Şüphesiz ki bunda, düşünen bir topluluk için büyük bir ibret vardır.

Evet, gökten indirilen su ile, insanların, hayvanların, bitkilerin sulanmasında, selim akıl sahibi olan ve düşünen bir toplum için Allah'ın varlığını ve birliğini gösteren apaçık bir delil vardır.

Bu hususta başka bir âyet-i kerime’de de şöyle buyurulmaktadır: "O şeyler mi hayırlıdır, yoksa gökleri ve yeri yaratan ve sizin için gökten su indiren mi? Ki biz o su ile, birtek ağacını bile bitiremeyeceğiniz nice güzel bahçeler yetiştirdik. Allah ile beraber başka bir ilâh mı var? Hayır, fakat onlar, haktan uzaklaşan bir kavimdir. Nem Sûresi, âyet: 60.

12

Allah, geceyi, gündüzü, güneşi ve ay'i hizmetinize âmâde kılmıştır. Yıldızlar da Allah'ın emrine boyun eğmişlerdir. Şüphesiz ki bunda, aklını kullanan bir topluluk için nice ibretler vardır.

Allahü teâlâ bu âyet-i kerime’de de, yarattığı çeşitli gezegenleri, insanın faydalanmasına tahsis ettiğini, gündüzü rızık temini için, geceyi de istirahat için yarattığını beyan etmekte, yıldızların da kendilerine boyun eğdiklerini açıklamaktadır.

13

Yeryüzünde yarattığı çeşitli renklerdeki varlıkları da sizin hizmetinize verdi. Şüphesiz ki bunda, düşünen bir topluluk için büyük bir ibret vardır.

Allah, yeryüzünde yaratmış olduğu çeşitli renklerdeki hayvan, ağaç, meyve ve bitkleri de sizin menfaatinize tahsis etti. O halde bu nimetlere karşı şükredin. Şüphesiz ki bu nimetlerde, düşünüp ibret alan bir toplum için Allah'ın varlığını ve birliğini gösteren büyük bir delil vardır.

14

İçinizden taze et yemeniz ve ondan, takındığınız süs eşyasını çıkarmanız için denizi emrinize veren Allah’tır. Sen, gemilerin denizi nasıl yararak gittiklerini görürsün, Allah bunu, lütfundan rızık aramanız ve şükretmeniz için böyle yapmıştır.

Allahü teâlâ bu âyet-i kerime’de de, denizleri insanların hizmetine verdiğini beyan ediyor. Onlar, denizden taze et çıkarıp yiyorlar. İnci, Mercan ve benzeri çeşitli süs eşyaları çıkarıp kullanıyorlar. Denizin üzerinde akıp giden gemilere binerek yolculuk yapıyor ve ağır yüklerini taşıyorlar. Kullara, bütün bunları emirlerine veren rablerine şükretmekten başka ne yaraşır?

 

 

 

 

Ana Sayfa (Kur'an-ı Kerim) Aynı Pencere

Geri

 

(T :  M : 922  H : 310)

 

TABERİ TEFSÎR-İ - (TÜRKÇE)

 

-

 

İleri

Sayfayı Büyüterek Aynı Pencerede Aç