"eş-Şeyâtin" kelimesinin tekilidir. Bu kelimede yer alan
"nun" harfi, hayırdan uzak anlamına gelen kelimesinden türediğinden dolayı kelimenin aslî harflerindendir. Evinin uzak
kalması anlamına da (……….) kelimesi
kullanılır. Şair der ki:
"Suad'ı alıp senden alabildiğine uzaklaştı
Ve ayrıldı senden kalbim de ona karşılık rehindir. "
Dibi oldukça derin kuyu anlamına da denilir. kelimesi de
ip anlamındadır. Bu adın ona veriliş sebebi
her iki tarafının birbirinden uzaklığı ve
uzayıp gitmesi dolayısı iledir. Bedevi bir Arap da yürümeyen bir atı: Sanki
upuzun iplere bağlı bir şeytan gibidir" diye nitelemiştir.
Şeytana bu adın
veriliş sebebi, haktan uzaklığı ve isyankarlığıdır. Çünkü ister cinlerden ister insanlardan ister hayvanlardan
olsun, itaate gelmeyen her türlü isyankar kişiye şeytan denir.
Cerir der ki:
"Onlarla konuşmaya olan
düşkünlüğümden dolayı,
beni, şeytan diye çağırdıkları günler, Ve ben şeytan (uzak, isyankar) olduğum sıralar onlar bana aşıktılar."
Şeytan
kelimesinin helak olmak anlamında kökünden alındığı ve sonraki "nun" harfinin fazla olduğu da söylenmiştir. Birşey yandığı zaman denilir. Eti pişirmeksizin ateşin dumanına bıraktığımız takdirde denilir. Kişi, iyice kızıp köpürdüğü zaman da tabiri kullanılır. Dişi deve iyice şişmanladığı takdirde denilir. Ölüp gittiği zaman da denilir. el-A'şa der ki:
"Vururuz bazan yaban eşeklerini karınlarından
bacaklarına uzayan damardan ve kana boyarız.
Kimi zaman kahramanlar mızraklarımızla ölür gider."
Ancak bu kanaate sahip olanların görüşlerini
Sibeveyh'in şu anlattıkları reddetmektedir:
Sibeveyh'e göre bir kişi şeytanların
fiillerini, işlerini yaptığı takdirde, Araplar "Şeytanlaşü"
tabirini kullanırlar. Bu da şeytanlaşmak kelimesinin "şetana" kelimesinin "tefey'ala" veznine
getirilmesi olduğunu göstermektedir. Eğer bu
kelime dedikleri gibi "sata" dan gelmiş olsaydı bunun yerine "teşeyyata" demeleri gerekirdi. Yine Umeyye b. Ebi's-Salt'ın
şu beyiti de bu kanaati savunanların görüşlerini
reddetmektedir:
"Helak olacak herhangi bir kimse ona isyan etti mi
demire bağlar(dı)
onu Ve onu zincir ve prangalar içinde hapse atar(dı)."
Görüldüğü gibi buradaki kelimesinin
kelimesinden geldiğinde
şüphe
yoktur.