Ebu Davud ve İbn Mâce Sünen'lerinde, Cübeyr b. Mut'im'den rivayetlerine göre o, Rasülullah (sallallahü aleyhi ve sellem)'ı bir vakit namazını kılarken görmüş, Amr: Şu anda onun hangi namaz olduğunu bilemiyorum, dedi. Hazret-i Peygamber: -üç defa- :  "Allahu Ekber Kebira, Allah Ekber Kebira" dedi. Daha sonra yine üç defa "Elhamdülillahi kesira, elhamdülillahi kesira" dedi, sonra da yine üç defa "Subhanellehi bükraten ve esıla" dedi, sonra yine üç defa:, nefsi şiir, neflıi kibir demektir.[273] [155] İbn Mâce de der ki: Mu'te (hemzi) delilik, nefs kişinin ağzından tükürüp saçmaksızın üflemesi, kibir de şaşkınlık demektir.[274] [156]

Ebu Davud da Ebu Said el-Hudrî'den şöyle dediğini rivayet etmektedir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) geceleyin kalktığında tekbir getirir, sonra da şöyle buyururdu

"Allah'ım, Seni hamdin ile tenzih ederim. Senin ismin ne mübarektir, şanın ne yücedir. Senden başka ilah yoktur." Daha sonra "Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur" âyetini üç defa tekrarladıktan sonra yine üç defa "Allah mutlak olarak en büyüktür" der ve yine üç defa: "Kovulmuş şeytandan, onun hemzinden, nefhinden ve nefsinden herşeyi işiten, herşeyi bilen Allah'a sığınırım" der sonra da okumaya başlardı.[275] [157]

Süleyman b. Salim'in, İbn el-Kasım (Allah'ın rahmeti üzerine olsun)den rivayetine göre istiaze: Şu şekildedir:

"Kovulmuş şeytandan azim olan Allah'a sığınırım. Şüphesiz Allah, herşeyi işitendir, herşeyi bilendir. Rahman ve Rahîm olan Allah'ın ismiyle."

İbn Atiyye der ki: Fakat Kur'ân okuyucuları, bu konuda yüce Allah'ın sıfatlarında olsun, diğer bölümlerinde olsun, başka değişik kelimeler kullandılar. Mesela, onlardan birisi şöyle der: Hilekar olan şeytandan mecid olan Allah'a sığınırım ve buna benzer değişiklikler yaptılar ki ben bunların hiç birisi hakkında ne güzel bid'attir demediğim gibi, caiz değildir de demem.

[273] [155] Ebû Dâvâd, Salât 118-119; İbn Mâce, İkameti's-salât 2.

[274] [156] İbn Mâce, aynı yer.

[275] [157] Ebû Dâvûd, Salât 119-120; Tirmizî, Salât 65.