Şimdi gelelim meselemize:
Allahü teâlânın, Peygamberimiz Hazret-i Muhammed (sallalahü
aleyhi ve sellem)'in ümmetine tahsis ettiği en önemli
faziletlerden, bu ümmeti şereflendirdiği en üstün mertebelerden ve bu
ümmete lütfettiği en büyük ikramlardan biri de Peygamberimize gönderdiği
vahyi ve indirdiği Kur'anı koruması ve himayesi altına almasıdır. O
indirilen Kur'an ki Allah onu, Müslümanların Peygamberlerinin hak
Peygamber olduğuna bir delil göstermiş ve Peygambere tahsis ettiği
üstünlüğü gösteren açık bir alamet ve kesin bir delil kılmıştır. Allah,
bu Kur'an ile Peygamberini, her yalancı ve iftiracıdan ayınnış ve bunun
sayesinde müminleri de inkarcılar, kâfirler ve müşriklerden
ayırdetmiştir. O Kur'an ki yeryüzünün her yerinde bulunan küçük büyük
bütün cinler ve insanlar, onnn tek bir benzerini yapmak için bir araya
gelecek olsalar, asla yapamazlar. Onlar bunu yapmak için birbirlerine
yardımcı olsalar da bunu başaramazlar. Allah, o Kur'anı, müminler için,
karanlıkları aydınlatan bir nur, şüpheleri bertaraf eden bir aydınlık,
sapıklığa götürecek yollarda doğruyu gösteren bir rehber, kurtuluşa ve
hak yola ileten bir kılavuz kılmıştır. Nitekim bir âyetinde "Allah o
kitapla, rızasına tabi olanları selamet yollarına eriştirir. Onları izni
ile karanlıklardan aydınlığa çıkarır ve onlan doğru yola iletir.
[83][18]
buyurmaktadır. Allah, Kur'anı, uyumayan gözüyle korumuş, onu, yıkılmayan
sur'u ile kuşatmıştır. Zaman geçmekle onun sütunları zayıflamaz, nişan
ve alâmetleri yok olmaz. Ona uyan kimse hiçbir zaman doğru yoldan
ayrılmaz, ona sahiplik eden, hidayet yolundan sapmaz. Kim ona uyarsa
kurtuluşa erer. Hidayete kavuşur. Kim de ondan aynlırsa sapar ve azar.
Kur'an müminlerin, ihtilaf anında kendisine sığındıkları
sığınaklan, başlanna felaketler geldiğinde, içine çekildikleri müstahkem
mevkileri, şeytanın vesveselerine karşı kendilerini savundukları
kaleleridir. Kur'an, müminlerin, boyun eğdikleri hikmetli hakemleri ve
rablerinin eninde sonunda kendisine baş vurdukları kesin hükmüdür.
Müminler, kendi rızalanyla ona baş vururlar, rablerinin sağlam ipi olan
o Kur'ana sımsıkı sarılarak kendilerini tehlikeden korumuş olurlar. Ey
Allah'ım, sen bizleri, Kur'anm muhkem ve müteşabihi, helal ve haramı,
umum ve hususu, mücmel ve müfesseri, nâsih ve mensuhu, zahir ve batını,
âyetlerinin te'vili ve zor olanlannın tefsiri hakkında doğru söz
söylemeye muvaffak kıl. Sen bizlere, ona sımsıkı sanlmayı, muhkem
âyetlerine sığınmayı, müteşabih âyetlerine teslim olmakta sebat eylemeyi
nasibet ve bizlere, onu koruman nimetine ve onun sınırlarını öğretmen
lütfuna karşı sana şükretmeyi nasibet. Şüphesiz ki sen, duaları çok yi
işiten ve kabul etmesi yakın olansın. Ey Allah'ım, sen, Muhammed (sallalahü
aleyhi ve sellem) ve onun ailesine çokça salât ve selam eyle. Ey
Allah'ın kullan, Allah size merhamet eylesin. Bilin ki öğrenilmesi için
çaba. harcanmaya en layık olan ve bilinmesiyle hedefe ulaşılan şey, elde
edilmesiyle Allah'ın rızasına erişilen bilgidir. Bilenini doğru yola ve
hidayete götüren bilimdir. Böyle bir bilgiyi talep edene bu meziyetleri
bünyesinde toplayan kaynak, Allah'ın, içinde şüphe bulunmayan kitabı ve
şek olmayan vahyidir. Onu okuyan, çokça hazineler elde eder ve büyük
mükâfaatlar kazanır.
O kitap ki: "Ona bâtıl ne önünden ne de arkasından
sokulabilir. O, hikmat sahibi ve hamde layık olan Allah tarafından
indirilmiştir.
[84][19]
Şimdi biz, bu Kur'anın âyetlerini açıklamakta, ondaki mânâları izah
etmeye çalışmaktayız. İnşallah bizler bu hususta insanların, Kur'anı
öğrenmede muhtaç olduktan bütün şeyleri kapsayan, kendisinin dışındaki
kitaplara ihtiyaç bırakmayan bir kitap hazırlamaktayız. Biz bu hususta
bize ulaşan bilgilere göre ümmetin, üzerinde ittifak etmesiyle ittifak
edilen delilleri ve ümmetin, üzerinde ihtilaf etmesiyle ihtilaf edilen
delilleri bildireceğiz. Ümmetin mezheplerinden her birinin gerekçesini
açıklayacağız. Bu mezheplerden, bize göre hangisinin isabetli olduğunu
belirteceğiz. Bunları, mümkün olan en veciz yolla ve mümkün olan en kısa
şekilde izah edeceğiz. Allah'tan, bize yardım etmesini, bizi, sevgisine
yaklaştıracak ve gazabından uzaklaştıracak şeylere muvaffak kılmasını
niyaz ederiz.
Ey Allah'ım, senin salât ve selamın, yaratıklarının seçkini olan Hazret-i Muhammenin ve onun ailesinin üzerine olsun. Biz, söze kendisiyle başlanılması daha evla olan hususları açıklamakla başlayacağız. Bunlar da Kur'an-ı Kerimin âyetlerinin mânâlarından karışıklığa vesile olacak kısımlarını açıklamadır. Zira Arapçayi iyi bilmeyen ve dil kurallarına hakim olamayan kişiler, âyetlerin mânâlarını anlamakta zorluk çekerler ve onları birbirine karıştırırlar.
-------------------
[83][18] Maide suresi, 5/16
[84][19] Fussılet suresi, 41/42