Dört halife içinde, kendisinden en çok rivâyet edilen, Alî b. Ebî Tâlibdir. Diğer üçünden gelen rivâyetler çok azdır. Bunun sebebi, önceden vefat etmiş olmalarıdır. Hazret-i Ebubekr'den az sayıda hadis rivâyet edilmesinin sebebi de buna bağlıdır. Tefsirlerde Hazret-i Ebubekr'den yapılan rivâyet sayısı on'dan fazla olduğunu görmedim. Hazret-i Ali'den rivâyet ise oldukça çoktur.
Mamer,
Vehb b. Abdullah'dan o da Ebû't-Tufeyl'den şöyle dediğini rivâyet eder: Hazret-i
Ali bir konuşmasında şöyle diyordu: Bana istediğinizi
sorun, cevap vereyim. Hangi âyetin gece, hangi âyetin gündüz, hangi âyetin
yerde hangi âyetin dağda indiğini bilirim.
Ebû Nuaym, «el-Hilye» adlı eserinde İbn-i Mesûd'un şöyle dediğini rivâyet eder: Kur’ân yedi harf üzere nâzil olmuştur. Bu harflerden her birinin zâhiri ve batıni mânası vardır. Hazret-i Ali, bu harflerin her iki mânasını bilirdi. Ebûbekr b. Ayyaş tarikıyle, Nusayr b. Süleyman el-Ahmesi'den, o da babasından, Hazret-i Ali'nin şöyle dediğini rivâyet eder: Yemin ederim ki her âyetin, kimin hakkında, nerede nâzil olduğunu bilirim. Allah bana herşeyi kavrayan bir akıl, herşeyi cevaplandıran bir dil vermiştir.