Kaynak: el-İTKÂN FÎ ULÛMİ’L KUR’ÂN, Celâlüddîn Abdürrahmân b. Muhammed es-Suyûtî, eş-Şâfiî (ö. 911/1505 :
Ebû Bekri'l-Enbâri şöyle der: Sahâbe ve tâbiûn, Kur'an'ın garip ve müşkil kelimelerini tefsir ederken, genellikle Arab şiirinden istifade ederlerdi. Bu gerçeği bilmeyen bir grub ulema, nahivcilerin bu konudaki tutumuna karşı çıkarak: 'Bunu uyguladığınız takdirde şiiri, Kur'an'ın bir aslı yapmış olursunuz. Şiir, âyet ve hadisle zemmedildiği halde, Kur'andaki garip kelimelerin tefsirinde şahid olarak bunu kullanmak nasıl caiz olur?
Onların, şiiri Kur'an'a asıl ittihaz ettiğimiz şeklindeki iddiaları doğru değildir. Bilakis gayemiz, Kur'an'da mevcut olan garip kelimeleri şiirle açıklamaktır. Zira Cenabı Hak: ***** «Biz, onu Arapça bir Kur'an olarak indirdik..» (Yusuf, 2.) âyeti ile, ***** «...apaçık Arapça bir dildir.» (Nahl, 103.) âyetini inzal buyurmuştur.
İbn-i Abbâs şöyle der: Şiir, Arab'ın divanıdır. Allah'ın Arabça indirdiği Kur'an'dan bir kelimenin mânasını anlayamazsak, divanına müracaat eder, bu kelimenin mânasını öğreniriz.
Ebû Bekri'l-Enbâri, İkrime tarikiyle, İbn-i Abbâs'ın şöyle dediğini rivâyet eder: Bana Kur'an'ın gariblerinden soracak olursanız, şiire müracaat edin derim. Çünkü şiir, Arab'ın divanıdır.
Ebû Ubeyd, «F e d â i l» adlı eserinde şöyle der: Bize Huşeym, o Husayn b. AbdurRahmân'dan, o Abdullah b. AbdurRahmân b. Utbe'den, o da İbn-i Abbâs'dan şu rivâyette bulunur: Kur'an'dan bir kelime sorulduğunda İbn-i Abbâs, şiirden örnek getirirdi. Yani, kelimenin mânasını şiirle şahit getirerek açıklardı.
Burada şunu belirtmek isterim: Biz, bu konuda İbn-i Abbâs'dan çokça rivâyette bulunduk. Kendisinden en çok nakilde bulunduğumuz eser, Nâfi' b. Ezrak'ın «M e s â i l» adlı eseridir. İbnu'l-Enbari, bunlann bir kısmını «K i t â b u'l V a k f»da, Taberânî de «M u' c e m u' l - K e b î r»inde zikretmişlerdir. Faydalı olur ümidiyle tamamını burada serdetmeyi uygun buldum.
Bana, Ebû Abdillah Muhammed b. Ali es-Sâlihi kendisinden okurken, o Ebû İshak et-Tenûhi, o Kasım b. Asâkir, ona Ebû Nasr Muhammed b. Abdillah eş-Şirazi, ona Ebû'l-Muzaffer Muhammed b. Es'ad el-lraki, ona Ebû Ali Muhammed b. Saîd b. Nebhâhi'l-Kâtip, ona Ebû Ali b. Şâzan, ona İbnu'l-Tastî ismiyle tanınan Ebû'l-Huseyn Abdussamed b. Ali b. Muhammed b. Mukerrem, ona Ebû Sehl es-Sırri b. Sehl el-Cundyesabûrî, ona Yahya b. Ebî Ubeyde Bahr b. Ferrûh el-Mekkî, ona Sa'd b. Ebî Saîd, ona İsa b. De'b, ona Humeydu'l-Arac ve Abdullah b. Ebî Bekr b. Muhammed, o da babasından yaptığı rivâyette, babası şöyle demiştir.
Abdullah b. Abbâs, Kabe'nin avlusunda otururken, bazı kimseler etrafını çevirmiş, kendisinden bazı âyetlerin tefsirini soruyorlardı.
Bunun üzerine Nâfi' b. Ezrak, Necdet b. Uveymir'e dönerek: Haydi kalk, bilgisi olmadan âyetleri tefsire cüret eden şu kimsenin yanına gidelim, der. Beraberce yanına giderler ve kendisine şöyle derler:
Sana, Allah'ın Kitab'ından bazı âyetlerin mânalarını sormak istiyoruz. Bize bunların tefsirini yap ve Arap şiirinden uygun düşenleri şahid olarak getir. Çünkü Allahü teâlâ Kur'an'ı açık bir Arapça ile indirmiştir, dediler.
Bunun üzerine İbn-i Abbâs; aklınıza geleni sorun, karşılığında bulundu.
Nâfi' İbn-i Abbâs'a ***** «sağdan, soldan ayrı ayrı gruplar halinde» Meâric, 37.) âyetini bana tefsir edermisin, diye sorar.
İbn-i Abbâs, ***** arkadaş grupları, cevabını verince, Arablar bunu bu mânada kullanır mı? diye sorar. İbn-i Abbâs; evet kullanır, Ubeyd b. el-Abras'ın şu beytini duymadın mı? der.
***** Koşarak ona gelip minberinin etrafında bir grup oluşturdular.
Nâfi, aşağıdaki âyetlerde geçen kelimeler hakkında İbn-i Abbâs'a şu soruları yöneltir:
Nâfi: ***** «ona (yaklaşmağa) yol arayın» (Mâide, 35.) âyetindeki ***** ne demektir?
İbn-i Abbâs: ***** ihtiyaç, sebeb, çare demektir.
Nâfi : Araplar kelimeyi bu mânada kullanırlar mı?
İbn-i Abbâs: Evet, Antere'nin şu şiirini duymadın mı?
Nâfi : ***** «...şeriat ve yol..» (Mâide, 48.) âyetindeki kelimeleri açıklar mısın?
İbn-i Abbâs: ***** din, ***** da yol demektir.
Nâfi : Araplar kelimeyi bu mânada kullanır mı?
İbn-i Abbâs: Evet, Ebû Süfyan b. Haris b. Abdulmuttalib'in şu beytini duymadın mı? *****
Yemin olsun ki Muhammed (s.a.) doğruluk ve adalet üzere konuşup, İslamın kanun ve yolunu (ilkesini) açıkladı.
Nâfi : ***** «..Meyve verirken ve olgunlaştığı zaman» (Enam, 99.) âyetindeki ***** kelimesini açıklar mısın?
İbn-i Abbâs: ***** ; meyvenin olgunlaşması ve ermesidir.
Nâfi : Arablar kelimeyi bu mânada kullanırlar mı?
İbn-i Abbâs: Evet, şâirin şu beytini duymadın mı?
Sevgili, kadınlar arasında yürürken olgun meyveli ağaç dallarının hareketi gibi, ağır ağır, salınarak yürür.
Nâfi : ***** «...süs elbisesi...» (A'raf, 26.) âyetindeki bu kelimeyi açıklar mısın?
İbn-i Abbâs: ***** mal demektir.
Nâfi : Arablar kelimeyi bu mânada kullanır mı?
İbn-i Abbâs: Evet, şâirin şu beytini duymadın mı?
Bana hayırlı mallar vermekle ihsanda bulun, benden ihsanını kesmen çok uzadı. Dostların en hayırlısı ihsanı sürekli olandır; esirgeyen değil.
Nâfi : ***** «Biz insanı zorluklara dayanıklı yarattık.»
(Beled, 4.) âyetindeki ***** kelimesini açıklar mısınız? İbn-i Abbâs: ***** ; itidal ve istikamet demektir.
Nâfi : Araplar kelimeyi bu mânada kullanır mı?
İbn-i Abbâs: Evet, Lebid b. Rabia'nın şu beytini duymadın
mı?
Ey gözüm (sevgilim), biz itidalimizi muhafaza ederek, düşmanlarımızla karşılaştığımızda, sen İrbed'e ağlamalı değil miydin?.
Nâfi :***** «..şimşeğin parıltısı neredeyse..» (Nur, 43.) âyetindeki ***** ne demektir?
İbn-i Abbâs:. *****, ışık demektir.
Nâfi : Araplar, kelimeyi bu mânada kullanırlar mı?
İbn-i Abbâs: Evet, Ebû Süfyan b. Hâris'in şu beytini duymadın mı?
Peygamber, karşılık beklemeksizin (insanları) İslam'a çağırıyor. Getirdiği ışığın (dinin) nuruyla, karanlıkları aydınlatıyor.
Nâfi : ***** «..torunlar..» (Nahl, 72.) âyetindeki kelimenin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: ***** ; oğlunun oğlu demektir. Bu da yardımcılar manasınadır.
Nâfi : Arablar, kelimeyi bu mânada kullanırlar mı?
İbn-i Abbâs: Evet, şâirin şu beytini duymadın mı?
Torunlar, ninelerinin etrafında koşuşarak develerin yularını onların ellerine verdiler.
Nâfi : ***** «Katımızdan bir şefkat...» (Meryem, 13.) âyetinin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: Bunun mânası, tarafımızdan bir şefkat demektir.
Nâfi : Arablar, kelimeyi bu mânada kullanırlar mı?
İbn-i Abbâs: Evet, Tarfetu'bnu'l-Abd'ın şu beytini duymadın mı?
Ey Ebâ Münzir, bizi mahvettin, acı bize; senin bir kısım serleri bağışlaman, diğerlerinden daha kolaydır.
Nâfi : ***** «...inanlar hâla anlamadılar mı?...» (Ra'd, 31.) âyetindeki ***** ne demektir?
İbn-i Abbâs: Beni Mâlik dilinde bilmiyor mu? demektir.
Nâfi : Arablar, bunu bu mânada kullanırlar mı?
İbn-i Abbâs: Evet, Mâlik b. Avf ın şu beytini duymadın mı?
Yemin olsun ki, kendilerinden uzakta bulunsam da, kavmim benim kendi çocukları olduğumu biliyorlar.
Nâfi : ***** «..mahvolmuş..» (İsrâ, 102.) âyetindeki bu kelimenin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: Bunun mânası, lanete uğramış, hayırdan mahrum olmuş, demektir.
Nâfi : Arablar, bunu bu mânada kullanırlar mı?
İbn-i Abbâs: Evet, Abdullah b. Zeb'arî'nin şu beytini duymadın mı?
***** Şeytan bana uyku halinde geldi. Kim şeytanın, yolunu izlerse hayırdan mahrum olur.
Nâfi : ***** «..doğum sancısı onu getirdi..» (Meryem, 23.) âyetindeki ***** ne demektir?
İbn-i Abbâs: ***** nin mânası sığınmaya zorladı, demektir.
Nâfi : Araplar, bunu bu mânada kullanır mı?
İbn-i Abbâs: Evet, Hassan b. Sâbit'in şu beytini duymadın mı?
***** Biz şiddetli bir saldırı düzenlersek, sizi mağara kovuklarına sığınmaya mecbur bırakırız.
Nâfi : ***** «..meclisi..» (Meryem, 73.) âyetindeki bu kelimenin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: Bunun mânası, toplantı yeri demektir.
Nâfi : Araplar, bunu bu mânada kullanırlar mı?
İbn-i Abbâs: Evet, şâirin şu beytini duymadın mı?
***** Günler iki türlüdür; biri iyş ü işret günü ise, öbürü düşmana haddini bildirme günüdür.
Nâfi : ***** «...eşyaca ve gösterişce» (Meryem, 74.) âyetindeki kelimenin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: ***** kelimesi eşya, ***** ise içecek maddesi demektir.
Nâfi : Arablar, bunu bu mânada kullanırlar mı?
İbn-i Abbâs: Evet, şâirin şu beytini duymadın mı?
***** Bineklerinin üzerinde eşyanın değerlisi olan su ve ev eşyasıyle döndüler.
Nâfi : ***** «Yerlerini boş, dümdüz bırakacaktır» (Tâhâ, 106.) âyetindeki kelimelerin mânası ne demektir?
İbn-i Abbâs: ***** düz ve kaygan yer, ***** ise tesviye edilmiş yer demektir.
Nâfi : Araplar, bunu bu mânada kullanır mı?
İbn-i Abbâs: Evet, şâirin şu beytini duymadın mı?
***** O beyazımsı yalçın kara kayaları, Radva tepesine
indirirlerse orası dümdüz olur.
Nâfi : ***** «..ne susarsın, ne de güneşin sıcağından etkilenirsin..» (Tâhâ, 119.) âyetindeki ***** kelimeleri hangi mânadadır?
İbn-i Abbâs: ***** güneşin sıcağından etkilenmezsin, demektir.
Nâfi : Araplar, bunu bu mânada kullanır mı?
İbn-i Abbâs: Evet, şâirin şu beytini duymadın mı?
***** Kadın, güneşin karşısında çalışıp ter döken, akşam olunca da yatıp istirahat eden bir adam buldu.
Nâfi : ***** «..böğürmesi olan..» (A'raf, 148.) âyetindeki kelimenin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: ***** , onun böğürmesi de vardır, demektir.
Nâfi : Araplar, bunu bu mânada kullanır mı?
İbn-i Abbâs: Evet, şâirin şu beytini duymadın mı?
***** Bekr oğlu Muâviye oğulları Müslümanlara karşı homurdanmaya başladılar.
Nâfi : ***** «..beni anmakta gevşeklik etmeyin.» (Tâhâ, 42.) âyetindeki ***** nin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: ***** , ikiniz de emirlerimde gevşek davranmayın demektir.
Nâfi : Araplar, bunu bu mânada kullanır mı?
İbn-i Abbâs: Evet, şâirin şu beytini duymadın mı?
***** O seni nerede buldu, ben hiç gevşeklik göstermeden onu kurtarmanın yollarını aradım
Nâfi : ***** «..isteyene de, istemeyene de verin..» (Hac, 36.) âyetinin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: ***** kendisine verilenle yetinen, ***** ise, kapı kapı dolaşıp dilenendir.
Nâfi : Araplar, bunu bu mânada kullanır mı?
İbn-i Abbâs: Evet, şâirin şu beytini duymadın mı?
***** Onların zenginleri üzerinde kapılarını çalanlarının hakları vardır, fakirleri ise tok gözlü ve cömerttir.
Nâfi : ***** «..sağlam köşk_» (Hac, 45.) âyetindeki ***** in mânası nedir?
İbn-i Abbâs: ***** in mânası, kerpiç ve harçla sağlamlaştırmış demektir.
Nâfi : Araplar bunu bu mânada kullanır mı?
İbn-i Abbâs: Evet, Adiyyu'bnu
Zeyd'in şu beytini duymadın mı?
Binayı mermerle sağlamlaştırıp tuğlayla ile çatısını kapattı. Damında da kuşların yuvası var.
Nâfi : ***** «..yalın ateş..» (Rahmân, 35.) kelimesinin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: ***** , kor halindeki ateş parçası demektir.
Nâfi : Araplar bunu bu mânada kullanır mı?
İbn-i Abbâs: Evet, Lebidu'bnu Rabia'nın şu beytini duymadın mı?
***** Körüğü çektikçe çekiyor, böylece körük sürekli yalın ateş saçıyordu.
Nâfi : ***** «Mü’minler felah ve saadete erdiler. (Mü’minûn, 1.) âyetindeki ***** nin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: *****, kurtuldular, mesut oldular demektir.
Nâfi : Araplar bunu bu mânada kullanır mı?
İbn-i Abbâs: Evet, Lebidu'bnu Rabia'nın şu beytini duymadın mı?
***** Eğer hâlâ aklını başına almamışsan, aklını başına al; yemin olsun ki aklını başına alan Mesûd olmuş, kurtulmuştur.
Nâfi : ***** «..Allah dilediğini yardımıyla destekler..» (Âl-i imrân, 13.) âyetindeki ***** nün mânası nedir?
İbn-i Abbâs: ***** destek olur, destekler demektir.
Nâfi : Araplar, bunu bu mânada kullanır mı?
İbn-i Abbâs: Evet, Hassan b. Sâbit'in şu beytini duymadın mı?
***** Bir takım kahraman insanlar ki, siz asla onların dengi olamazsınız; onlar Cibril-i Emin'in inmesiyle desteklendiler.
Nâfi : ***** «...kıpkızıl bir duman..» (Rahmân, 35.) kelimesinin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: ***** ın mânası, alevsiz duman demektir.
Nâfi : Araplar bunu bu mânada kullanır mı?
İbn-i Abbâs: Evet, şairin şu beytini duymadın mı?
***** Allah, içine kıpkızıl bir duman koymadığı halde, o petrol lambası gibi ışık saçıyordu.
Nâfi : ***** «..karışık..» (İnsan, 2.) kelimesinin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: *****
rahimde kadın ve erkek menisinin
karışmasıdır.
Nâfi : Araplar bunu bu mânada kullanır mı?
***** Nâfi : ***** «..sarmısağından..» (Bakara, 61.) kelimesinin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: Kelimenin mânası, buğday demektir.
Nâfi : Araplar bunu bu mânada kullanır mı?
İbn-i Abbâs: Evet, Ebû Mihceni's-Sekafi'nin şu beytini duymadın mı?
***** Ben kendimi buğday ziraatıyle meşgul olmamdan dolayı Mendine'ye yerleşmiş çok zengin birisi gibi sanıyordum.
Nâfi : ***** «..Siz boş şeylerle oyalanıp duruyorsunuz..» (Necm, 61.) âyetindeki ***** nun mânası nedir?
İbn-i Abbâs: ***** eğlence ve boş şeyler demektir.
Nâfi : Araplar bunu bu mânada kullanır mı?
İbn-i Abbâs: Evet, Huzeylete bintu Bekr'in şu beytini duymadın mı?
***** Ne olurdu! Ad kavmi hakkı kabul etselerdi; inkâr yoluna sapmasalardı.
Dendi ki kalk onların akibetlerine bak; sonra da bu oyalanmayı bırak.
Nâfi : ***** «Onda ne sersemletme var..» (Sâffât, 47.) âyetindeki ***** un mânası nedir?
İbn-i Abbâs: ***** un mânası, dünyadaki içki gibi kötü ve çirkin olmayan içki demektir.
Nâfi : Araplar bunu bu mânada kullanır mı?
İbn-i Abbâs: Evet, İmru'l-Kays'ın şu beytini duymadın mı?
***** Aklı başdan götürmeyen nice kadehler içtim ve ondan yoldaşlarıma da sundum.
Nâfi : ***** «Dolunay şeklini alan aya ki.» (İnşikak, 18.) âyetteki ***** nin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: ***** demek, bir arada toplanmak demektir.
Nâfi : Araplar bunu bu mânada kullanır mı?
İbn-i Abbâs: Evet, Tarafatu'bnu-Abd'in şu beytini duymadın mı?
***** Bizim, sürücüleri olmasa da bir araya toplanan deve kuşlarımız var.
Nâfi : ***** «..onlar orada ebedi kalacaklardır.» (Bakara, 39.) âyetindeki kelimenin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: Oradan asla çıkamayacaklar, ebedi kalacaklar, demektir.
Nâfi : Araplar bunu, bu mânada kullanır mı?
İbn-i Abbâs: Adiyyu'bnu Zeyd'in şu beytini
duymadın mı?
Eğer biz ölürsek, (başkaları) ölümsüz mü kalacak, ölüm isanlara ar mı olur!
Nâfi : ***** «havuzlar kadar (geniş) leğenler» (Sebe, 13.) âyetindeki kelimenin mânası ne dedir?
İbn-i Abbâs: ***** , havuzlar kadar demektir.
Nâfi : Araplar, bunu bu mânada kullanır mı?
İbn-i Abbâs: Evet, Tarafatu'bnu'l-Abd'ın şu beytini duymadın mı?
***** Havuzlar kadar büyük olan kazanlar misafirler ve köylerden gelen için dolup taşmaktadır.
Nâfi : ***** «...kalbinde hastalık bulunan kimse tamah etmesin..» (Ahzâb, 32.) âyetindeki ***** ın mânası nedir? İbn-i Abbâs:*****, kötü huylar ve zina demektir.
Nâfi : Araplar, bunu bu mânada kullanır mı?
İbn-i Abbâs: Evet, A'şa'nın şu beytini duymadın mı?
***** Namusunu koru, takvaya yönel; bütün bunlar kalbinde hastalık olmayanların işidir.
Nâfi : ***** «..yapışkan bir çamurdan...» (Sâffât, 11.) âyetindeki ***** in mânası nedir?
İbn-i Abbâs: ***** in mânası, yapışkan demektir.
Nâfi : Araplar, bunu bu mânada kullanır mı? .
İbn-i Abbâs: Evet, Nâbiga'nın şu beytini duymadın mı?
Onlara bir iyilik gelirse şımarmazlar; kötülük de dokunursa, onu yapışkan (sürekli) kabul edip ümitsizliğe düşmezler; (yani hep itidal üzere bulunurlar.)
Nâfi : ***** «..eşler..» (Bakara, 22.) âyetindeki ***** nin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: Bunun mânası, denk ve benzeri demektir.
Nâfi : Araplar, bunu bu mânada kullanır mı?
İbn-i Abbâs: Evet, Lebid b. Rabia'nın şu beytini duymadın mı?
***** Eşi benzeri olmayan Allah'a hamdederim Bütün hayırlar elindedir, ancak O'nun dediği olur.
Nâfi : ***** «..kaynar su karıştırılmış bir içkileri var.» (Sâffât, 67.) âyetindeki ***** in mânası nedir?
İbn-i Abbâs: *****,
sıcak su ve irin karıştırılmış, demektir.
Nâfi : Araplar, bunu bu mânada kullanır mı?
İbn-i Abbâs: Evet, Ebû's-Salt'ın şu beytini duymadın mı?
***** Bu iyilikler, şereflerdin yoksa su karıştırıldıktan sonra sidiğe dönüşen iki kadeh süt gibi değildir. (Yani bu iyilikler sahte değildir.)
Nâfi : ***** «..bizim (azabdan) payımızı çabuk ver..» (Sâd, 16.) âyetindeki ***** nin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: ***** nun mânası, ceza demektir.
Nâfi : Araplar, bu kelimeyi bu mânada kullanır mı?
İbn-i Abbâs: Evet, A'şa'nın şu beytini duymadın mı?
Kral Numan, kendisiyle karşılaştığım gün ne kimseyi cezalandırıyor, ne de kimseye ihsanda bulunuyordu.
Nâfi : ***** «..işlenebilen kuru balçıktan..» (Hicr, 26.) âyetindeki ***** ün mânası nedir?
İbn-i Abbâs: ***** balçık, ***** şekil verilmiş demektir.
Nâfi : Araplar, kelimeyi bu mânada kullanır mı?
İbn-i Abbâs: Evet, Hamzetu'bnu Abdulmuttalib'in şu beytini duymadın mı?
***** Peygamberin yüzünün şekli, sanki bulutları ışığıyla dağıtıp parçalayan ay parçası!
Nâfi : ***** «..sıkıntı içinde bulunan fakirlere...» (Hac, 28.) âyetindeki ***** in mânası nedir?
İbn-i Abbâs: ***** maddi sıkıntı içinde bulunan kimse demektir.
Nâfi : Araplar, kelimeyi bu mânada kullanır mı?
İbn-i Abbâs: Evet, şâirin şu beytini duymadın mı?
***** Yoksullar, misafirler, kapı komşuları evlerinden hiç eksik olmaz.
Nâfi : ***** «..bol su..» (Cin, 16.) âyetindeki ***** kelimesinin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: ***** bol su demektir.
Nâfi : Araplar, kelimeyi bu mânada kullanır mı?
İbn-i Abbâs: Evet, şâirin şu beytini duymadın mı?
***** Suyu bol nehirlerin suladığı bitki gibi, sarmaş dolaş olan dallarını sarkıtmış
Nâfi : ***** «...ateş koru..» (Neml, 7.) âyetindeki ***** kelimesinin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: ***** kelimesi, parlak bir ateş koru, demektir.
Nâfi : Araplar, kelimeyi bu mânada kullanır mı?
İbn-i Abbâs: Evet, Tarafatu'bnu'l-Abd'in şu beytini duymadın mı?
Kor parçası gibi beni rahatsız eden uykusuzluğuma rağmen, artan hastalığımı yenmeye çalıştım.
Nâfi : ***** «..can yakıcı bir azab» (Bakara, 10.) âyetindeki ***** kelimesinin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: ***** in mânası acıklı demektir.
Nâfi : Araplar, kelimeyi bu mânada kullanır mı?
İbn-i Abbâs: Evet, şâirin şu beytini duymadın mı?
***** Derdi tasası olmayan uyudu; ben ise bütün gece boyunca kıvranıp durdum.
Nâfi
: *****
«Onların ardından ...gönderdik..» (Mâide,
46.) âyetindeki ***** nin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: ***** nin mânası, enbiyanın izince gönderdik, demektir.
Nâfi : Araplar, kelimeyi bu mânada kullanır mı?
İbn-i Abbâs: Evet, Adiyyu'bnu Zeyd'in şu beytini duymadın mı?
***** Sabah aydınlığında kabile yüklerini yükleyip, onların kafilesi de bizim kafilenin izince yürüdüğü gün..
Nâfi : ***** «..(çukura) düştüğü zaman..» (Leyl, 11.) âyetindeki kelimesinin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: *****, öldüğü zaman ateşe atılmak, demektir.
Nâfi : Arablar, kelimeyi bu mânada kullanır mı?
İbn-i Abbâs: Evet, Adiyyu'bnu Zeyd'in şu beytini duymadın mı?
***** Ölüm onu kapıp ateşe atmak üzere o ise hâla mal mülk peşinde koşuyor.
Nâfi : ***** «..cennetlerde, ırmaklar(ın kenarların)da...» (Kamer, 54.) âyetindeki ***** kelimesinin mânası nedir? İbn-i Abbâs: ***** , bolluk demektir.
Nâfi : Araplar, kelimeyi bu mânada kullanır mı?
İbn-i Abbâs: Evet, Lebidu'bnu Rabi'nın şu beytini duymadın mı?
***** Nâfi : ***** «Allah yeri halk için yarattı.» (Rahmân, 10.) âyetindeki ***** ın mânası nedir?
İbn-i Abbâs: *****,
insanlar, halk demektir.
Nâfi : Araplar, kelimeyi bu mânada kullanır mı?
İbn-i Abbâs: Evet, Lebidu'bnu Rabia'nın şu beytini duymadın mı?
***** Sen bizim kim olduğumuzu soracak olursan, (bilki) biz bu gelişip güçlenmekte olan milletin önderleriyiz.
Nâfi : ***** «O, hiç (Rabbine) dönmeyeceğini..» (İnşikak, 14.) âyetindeki ***** kelimesinin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: Habeş lügatında mânası, hiç dönmeyecek demektir.
Nâfi : Araplar, kelimeyi bu mânada kullanır mı?
İbn-i Abbâs: Evet, şâir Lebid'in şu beytini duymadın mı?
***** insanoğlu, parladıktan sonra küle dönüşen ateşe ve ışığına benzer; ölümlüdür.
Nâfi : ***** «..adaletten ayrılmamanız için en uygun olanı budur.» (Nisâ, 3.) âyetindeki ***** kelimesinin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: ***** adaletten sapmamanız için en uygun olanıdır, demektir.
Nâfi : Araplar, kelimeyi bu mânada kullanır mı?
İbn-i Abbâs: Evet, şâirin şu beytini duymadın mı?
***** Biz Allah'ın elçisinin peşinden gittik; onlar ise peygamberin sözünü atıp çeşitli yollara saptılar.
Nâfi : ***** «..kınayarak...» (Sâffât, 142.) âyetindeki ***** kelimesinin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: ***** hata işleyen demektir.
Nâfi : Araplar, kelimeyi bu mânada kullanır mı?
İbn-i Abbâs: Evet, Umeyyetu'bnu's-Salt'ın şu beytini duymadın mı?
***** O kötülüklerden uzaktır, dengi yoktur; rezil olan ise, o alçağın kendisidir.
Nâfi : ***** «Kendi izniyle onları öldürdüğünüz sürece..» (Âl-i İmran, 152.) âyetindeki ***** kelimesinin mânası nedir? İbn-i Abbâs: ***** , onları ödürürsünüz demektir.
Nâfi : Araplar, kelimeyi bu mânada kullanır mı?
İbn-i Abbâs: Evet, şâirin şu beytini duymadın mı?
***** Bizden kimimiz Muhammed'in kılıcı ile karşılaştı da; O askerin karşısında kılıcı ile düşmanlarını öldürdü.
Nâfi : ***** «..bulduğumuz..» (Bakara, 170.) âyetindeki bu kelimenin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: ***** bulduk demektir.
Nâfi : Araplar, kelimeyi bu mânada kullanır mı?
İbn-i Abbâs: Evet, Nâbiga beni Zübyan'ın şu beytini duymadın mı?
Senin söylediğin gibi ne bir eksik, ne de bir fazla tamı tamına doksan . dokuz olarak hesab ettiler; hesap ettikleri gibi de buldular.
Nâfi : ***** «..hata..» (Bakara, 182.) âyetindeki bu kelimenin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: *****, vasiyyette haksızlık yapmaktır, demektir.
Nâfi : Araplar, kelimeyi bu mânada kullanır mı?
İbn-i Abbâs: Evet, Adiyyu'bnu Zeyd'in şu beytini duymadın mı?
***** Ey Numan, senin anan kız kardeşleri gibi haksızlık eden bir kadındır.
Nâfi : ***** «..darlık ve sıkıntı ile..» (En'am, 42.) âyetindeki kelimelerin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: *****, darlık *****, sıkıntı demektir.
Nâfi : Araplar, kelimeleri bu mânada kullanırlar mı?
İbn-i Abbâs: Evet,.Zeydu'bnu Amr'ın şu beytini duymadın mı?
***** Şüphesiz ki (gerçek) ilâh güçlü ve hükmü herşeyi kaplamıştır, iyilikler de kötülükler de kendi elindedir. (Yani dilediğini yapar.)
Nâfi : ***** «..alâmet..» (Âli İmran, 41.) âyetindeki bu kelimenin mânası nedir?
İbn-i Abbâs:***** kelimesi elle, başla işaret demektir.
Nâfi : Araplar, kelimeyi bu mânada kullanırlar mı?
İbn-i Abbâs: Evet, şâirin şu beytini duymadın mı?
***** Göklerdeki herşey Rahmân'ın varlığına işaret eder; yeryüzünde de Ondan başka sığınılacak hiçbir şey yoktur.
Nâfi : ***** «..işte o kurtuluşa ermiştir..» (Âl-i İmran, 185.) âyetindeki kelimenin mânası nedir? .
İbn-i Abbâs: *****, mesut oldu ve kurtuldu demektir.
Nâfi : Araplar, kelimeyi bu mânada kullanır mı?
İbn-i Abbâs: Evet, Abdullah b. Ravaha'nın şu beytini duymadın mı?
***** Fitnecilere delillerle karşı koyup, oradan kurtulacağımı umarım.
Nâfi : ***** «..hem bizce, hem sizce makbul olan..» (Âl-i İmran, 64.) âyetindeki ***** kelimesinin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: *****, makbul olan demektir.
Nâfi : Araplar, kelimeyi bu mânada kullanırlar mı?
İbn-i Abbâs: Evet, şâirin şu beytini duymadın mı?
***** Kendisiyle karşılaşıp, eşit olarak mahkemeleştik; ancak o halden hale geçti (bu duruma razı olmadı.)
Nâfi : ***** «..dolu gemi..» (Şuarâ, 119;) âyetindeki bu kelimenin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: Bunun mânası, dolu, yüklü gemiler demektir.
Nâfi : Araplar, kelimeyi bu mânada kullanırlar mı?
İbn-i Abbâs: Evet, Abîdu'bnu'l-Abras'ın şu beytini duymadın mı?
***** Onların memleketlerine atlarımızı doldurup çiğnedik, öyleki yurtlarını yoldan daha aşağı bir duruma düşürdük. (Yani onları egemenliğimiz altına aldık.)
Nâfi : ***** «..soysuz..» (Kalem, 13.) âyetindeki bu kelimenin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: Bunun mânası zina çocuğu, demektir.
Nâfi : Araplar, kelimeyi bu mânada kullanır mı?
İbn-i Abbâs: Evet, Hatimu't-Temimî'nin şu beytini duymadın mı?
Nâfi : ***** «..o çeşitli yollara..» (Cin, 11.) âyetinin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: Bunun mânası; değişik yollar, demektir.
Nâfi : Araplar, kelimeyi bu mânada kullanırlar mı?
İbn-i Abbâs: Evet, şâirin şu beytini duymadın mı?
***** Yemin olsun ki, Zeyd'in süvarileri perişan bir vaziyette yollara dökülüp dağıldıkları gün, kendisi üzgün bir halde iken ona şöyle dedim..
Nâfi ***** «..sabahın Rabbına..» (Felak, 1.) âyetinin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: ***** kelimesinin mânası, şafağın sökmesidir.
Nâfi : Araplar, kelimeyi bu mânada kullanır mı?
İbn-i Abbâs: Evet, Zuheyru'bnu Ebî Sülma'nın şu beytini duymadın mı?
***** Bu zat, ordusu her tarafa yayılmış (istila etmiş) olan gam ve kederi dağıtan bir kimsedir. Tıpkı sabahın, karanlığın kederim dağıttığı gibi.
Nâfi : ***** «..nasibleri..» (Bakara, 102.) âyetindeki kelimenin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: ***** , nasîb demektir.
Nâfi : Araplar, kelimeyi bu mânada kullanır mı?
İbn-i Abbâs: Evet, Umeyyetu'bnu Ebî's-Salt'ın şu beytini duymadın mı?
***** Onlar orada veyli (ölümü) çağırırlar; halbuki onlara bukau ve katrandan yapılmış elbiselerden başka bir nasip yoktur.
Nâfi ***** «..hepsi Ona boyun eğerler..» (Bakara, 116.) âyetindeki ***** kelimesinin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: ***** kelimenin mânası, içtenlikle kabul edenler demektir.
Nâfi : Araplar, kelimeyi bu mânada kullanır mı?
İbn-i Abbâs: Evet, Adiyyu'bnu Zeyd'in şu beytini duymadın mı?
Allah'ın affını umarak, O'na boyun eğdi. Kıyamet günü kulun bu yaptıkları zayi edilmeyecektir.
Nâfi : ***** «..Rabbimizin şanı yücedir.» (Cin, 3.) âyetindeki ***** kelimesinin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: Bunun mânası, Rabbimizin büyüklüğü, demektir.
Nâfi : Araplar, kelimeyi bu mânada kullanır mı?
İbn-i Abbâs: Evet, Umeyyetu'bnu Ebî's-Salt'ın şu beytini duymadın mı?
***** İlâhi, hamd yalnız Sana'dır, nimetler ve otorite (yönetim) senindir. Senden daha yüce ve üstün bir şey düşünülemez.
Nâfi : ***** «..kaynar su..» (Rahmân, 44.) âyetinin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: ***** kelimesinin mânası, pişen ve sıcaklığı kalmayan demektir.
Nâfi : Araplar, kelimeyi bu mânada kullanırlar mı?
İbn-i Abbâs: Evet, Nâbiga'nın şu beytini duymadın mı?
Gadir ve hiyanette bulunan bir sakalı insanın midesinden gelen kandan daha kırmızı bir kına boyamıştır.
Nâfi : ***** «..sizi sivri dilleriyle incitirler..» (Ahzâb, 19.) âyetindeki ***** kelimesinin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: ***** , sizi dilleriyle incitirler, demektir.
Nâfi : Arablar, kelimeyi bu mânada kullanırlar mı?
İbn-i Abbâs: Evet, A'şa'nın şu beytini duymadın mı?
***** Bolluk, bereket, yiğitlik onlardadır; ateşli hatipler de gene onlardan çıkar.
Nâfi
: *****
«..elinde sıkı sıkı tuttu.» (Necm, 34.)
âyetindeki bu kelimenin manâsı nedir?
İbn-i Abbâs: Kelimenin mânası; yaptığı iyiliği kesmek, demektir.
Nâfi : Araplar, kelimeyi bu mânada kullanırlar mı?
İbn-i Abbâs: Evet, şâirin şu beytini duymadın mı?
***** Azıcık verdi, sonra ihsanını kesdi; vermedi. Kim insanlar arasında iyiliği yayarsa o övülmeye layık bir kimsedir.
Nâfi : ***** «sığınacak yer» (Kıyame, 11.) âyetindeki bu kelimenin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: ***** kelimesinin mânası, sığınak yok, demektir.
Nâfi : Arablar, kelimeyi bu mânada kullanırlar mı?
İbn-i Abbâs: Evet, Amru'bnu Kelsûm'un şu beytini duymadın mı?
***** Yemin olsun ki onun yeryüzünde dikili bir taşı bile yok. Emin ol ki onun sığınacak bir barınağı da yok.
Nâfi : ***** «..verdiği sözü yerine getirdi..» (Ahzâb, 23.) âyetindeki ***** kelimesinin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: *****, takdir edilen ecel, demektir.
Nâfi : Araplar, kelimeyi bu mânada kullanırlar mı?
İbn-i Abbâs: Evet, Lebudı'bnu Rabia'nın şu beytini duymadın mı?
***** Kişiye sormaz mısınız, kesinleşmiş bir ölüme mi, yoksa boş hayeller peşinde mi koşmaya çalışıyor.
Nâfi : ***** «üstün akla sahib» (Necm, 6.) âyetindeki bu kelimenin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: Bunun mânası, Allah'ın emrini yerine getirmede şiddet gösteren, demektir.
Nâfi : Araplar, kelimeyi bu mânada kullanır mı?
İbn-i Abbâs: Evet, Nâbiga'nın şu beytini duymadın mı?
***** Burada güçlü kuvvetli, acımasız, kararlı biri var.
Nâfi : ***** «..sıkışan bulutlardan..» (Nebe, 14.) âyetindeki bu kelimenin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: Bu kelimenin mânası, iki bulutun temasıyla meydana gelen yağmur, demektir.
Nâfi : Arablar, kelimeyi bu mânada kullanırlar mı?
İbn-i Abbâs: Evet, Nâbiga'nın şu beytini duymadın mı?
***** Rûzgarlar, yağmur yüklü bulutlan doğu ile
kuzey arasında dolaştırıyorlar
Nâfi : ***** «..seni destekleyeceğiz..» (Kasas, 35.) âyetindeki ***** kelimesinin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: ***** kelimesi, yardımcı, demektir.
Nâfi : Araplar, kelimeyi bu mânada kullanırlar mı?
İbn-i Abbâs: Evet, Nâbiga'nın şu beytini duymadın mı?
***** O, yardımcısı olmayanları ve korkuya düşenleri kurtaran Ebû Kabus'un himayesindedir.
Nâfi : ***** «..geride kalanlar arasında..» (Şuarâ, 171.) âyetindeki bu kelimenin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: ***** geride kalanlar, demektir.
Nâfi : Araplar, kelimeyi bu mânada kullanırlar mı?
İbn-i Abbâs: Evet, Abîdu'bnu'l-Ebras'ın şu beytini duymadın mı?
***** Onlar gittiler, aralarından biri beni geri bıraktı. Ben sanki geri kalanlar arasında bir yabancı gibiydim.
Nâfi : ***** «..üzülme..» (Mâide, 26.) âyetindeki bu kelimenin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: ***** , kelimesinin mânası, üzülme, demektir.
Nâfi : Araplar, kelimeyi bu mânada kullanırlar mı?
İbn-i Abbâs: Evet, İmru'l-Kays'ın şu beytini duymadın mı?
***** Arkadaşlarım orada binek hayvanlarını başımın ucunda durdurarak şöyle diyorlardı: Yahu üzülüp kederlenerek kendini yiyip bitirme; sabırlı olmaya çalış.
Nâfi : ***** «..yüz çevirirler..» (En'am, 46.) âyetindeki bu kelimenin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: ***** , haktan yüz çevirmek, demektir.
Nâfi : Araplar, kelimeyi bu mânada kullanırlar mı?
İbn-i Abbâs: Evet, Ebû Süfyan'ın şu beytini duymadın mı? İlahi gerçeklerden yüz çevirmemiz kendisine açık olmasına rağmen, Allahın bize hilmiyle muamele etmesine şaştım!
Nâfi : ***** «..helake uğramasın diye..»(En'am, 70.) âyetindeki bu kelimenin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: ***** mahvolmak, demektir.
Nâfi : Araplar, kelimeyi bu mânada kullanırlar mı?
İbn-i Abbâs: Evet, Zuheyr'in şu beytini duymadın mı?
***** Vedâ gününde kendisinden ayrılık mümkün olmayan bir rehin mukabili senden ayrıldım. Kalbim ise hıçkırığa boğulmuş (hapsolmuş)tu.
Nâfi : ***** «..o da batınca..» (Enam, 78.) âyetindeki bu kelimenin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: *****, güneş battı demektir.
Nâfi : Araplar, kelimeyi bu mânada kullanır mı?
İbn-i Abbâs: Evet, Ka'bu'bnu Mâlik'in şu beytini duymadın mı?
***** Onun yokluğundan dolayı nur saçan ay değişti; güneş de tutuldu, neredeyse batıp kaybolacak!
Nâfi : ***** «..simsiyah.» âyetindeki bu kelimenin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: *****, mahvolan, demektir.
Nâfi : Araplar, kelimeyi bu mânada kullanırlar mı?
İbn-i Abbâs: Evet, şâirin şu beytini duymadın mı?
***** Sabahleyin yanına uğradığımda hasımları etrafını çevirmiş, kendisini mahvetmek isterlerken buldum.
Nâfi : ***** «..devam ede ede..» (Yûsuf, 85.) âyetindeki bu kelimenin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: ***** , devam ediyorsun, demektir.
Nâfi : Araplar, kelimeyi bu mânada kullanırlar mı?
İbn-i Abbâs: Evet, şâirin şu beytini duymadın mı?
***** Emin ol ki, sen durmadan Halid'i hatırlayıp anmaktasın; halbuki bundan önce Tubba'i helak eden sebeb onu da helak etmiştir.
Nâfi : ***** «..fakirlik korkusuyla..» (İsrâ, 31.) âyetindeki bu kelimenin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: ***** fakirlik korkusu, demektir.
Nâfi : Araplar, kelimeyi bu mânada kullanırlar mı?
İbn-i Abbâs: Evet, şâirin şu beytini duymadınız mı?
***** Ey kavmim, ben açlığa uğrayanlara karşı lutufkarım; müsafirlerime kızarmış kebab ikram ederim.
Nâfi : ***** «..bahçeler..» (Neml, 60.) âyetindeki bu kelimenin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: ***** , bahçeler, demektir.
Nâfi : Araplar, kelimeyi bu mânada kullanırlar mı?
İbn-i Abbâs: Evet, şairin şu beytini duymadınız mı?
Burası, Allah'ın bereketli kıldığı bir ülkedir; buranın ovaları ağaçlı, (hayvanları) bol sütlü, bahçeleri ise yemyeşildir.
Nâfi : ***** «..gözetip karşılığını verir..» (Nisâ, 85.) âyetindeki bu kelimenin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: ***** , güçlü, kuvvetli, demektir.
Nâfi : Araplar, kelimeyi bu mânada kullanırlar mı?
İbn-i Abbâs: Evet, Uhayhatu'l-Ensâri'nin şu beytini duymadın mı?
***** Ben şerir kişinin yaptıklarına karşılık vermedim; ama isteseydim ona haddini bildirmek elimden gelirdi.
Nâfi : ***** «Bakara, 255.) âyetindeki bu kelimenin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: ***** , O'na ağır gelmez, demektir.
Nâfi : Araplar, kelimeyi bu mânada kullanır mı?
İbn-i Abbâs: Evet, şâirin şu beytini duymadınız mı?
***** O iki yüzlükleri verir (ihsanı boldur), bu ona pek ağır gelmez; çünkü o, seciyesi temiz, ahlâkı düzgün bir kimsedir.
Nâfi : ***** «..lider, önder..» (Meryem, 24.) âyetindeki bu kelimenin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: *****, küçük nehir, demektir.
Nâfi : Araplar, kelimeyi bu mânada kullanırlar mı?
İbn-i Abbâs: Evet, şâirin şu beytini duymadınız mı?
***** O, yumuşak huylu, erdemli, emeline ulaşmış bir kimsedir; tıpkı büyük nehirlerin beslediği ırmak gibidir.
Nâfi : ***** «dolu kadehler» (Nebe, 34.) âyetindeki bu kelimenin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: *****, dopdolu, demektir.
Nâfi : Araplar, kelimeyi bu mânada kullanırlar mı?
İbn-i Abbâs: Evet, şâirin şu sözünü duymadın mı?
***** Amr ziyafetimizi umarak bize geldi. Biz den kendisine dolu kadehler sunduk.
Nâfi : ***** «..çok nankör..» (Âdiyât, 6.) âyetindeki bu kelimenin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: ***** , Allah'ın verdiği nimetleri tek başına yiyip, başkalarına ikram etmeyen, kölesini aç bırakan kişinin, kendine verilen nimete karşı nankörlük etmesidir.
Nâfi : Araplar, kelimeyi bu mânalarda kullanırlar mı?
İbn-i Abbâs: Evet; şâirin şu beytini duymadın mı?
***** Ukaz gününde yaptığı ihsana karşı kendisine teşekkür ettim; orada bana yapılan iyiliği karşı nankörlük etmedim.
Nâfi : ***** «..sana alaylı alaylı başlarını sallayacaklar..» (İsrâ, 51.) âyetindeki ***** kelimesinin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: ***** kelimesinin mânası, alaylı alaylı baş sallarlar demektir. Şâirin şu beytini duymadın mı?
***** Övünç gününde peşlerinde siyah av köpekleri olan süvarileri görmene rağmen, hâla benimle eğleniyor musun!
Nâfi : ***** «Kavmi koşarak ona geldiler..» (Hûd, 78.) âyetindeki bu fiilin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: ***** , öfke ile üzerine giderler, demektir. Şâirin şu sözünü duymadın mı?
***** Esirler bize öfkeli öfkeli gelince, kendilerini burunlarının üzerine sürte sürte sevkettik.
Nâfi : ***** «..verilen bu vergi ne kötü bir vergidir.»
(Hûd, 99.) âyetinin mânası nedir.
İbn-i Abbâs: Bunun mânası; ardarda lanette bulunmak ne kötü oldu demektir. Şâirin şu beytini duymadın mı?
***** Beni böyle eşi benzeri bulunmayan bir iftira ile yıpratma; düşmanlar seni büyük bir kalabalıkla buna zorlasalar da.
Nâfi : ***** «..ziyanlarını artırmaktan başka..» (Hûd, 101.) âyetindeki bu kelimenin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: ***** ; zarar, hasar demektir. Bişr b. Ebî Hâziminin şu beytini duymadınız mı?
***** Onlar, çok burunları koparıp kestiler; onlar, Sa'doğullarına zarar verip ocaklarını söndürdüler.
Nâfi : ***** «..geceleyin birara, ailenle beraber yola çık..» (Hûd, 81.) âyetindeki ***** kelimesinin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: ***** ; seher vakti, gecenin son kısmı, demektir. Mâlik b. Kinâne, kelimeyi bir beytinde şöyle kullanır
***** Ağlayıcı kadın, ölen adamın başı ucunda seher vakti ona ağıt yakıyordu
Nâfi : ***** «..hadi gelsene..» (Yûsuf, 23.) âyetindeki bu kelimenin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: ***** kelimesi, senin için herşeye hazırım, demektir. Uhayhatu'l-Ensâri'nin şu beytini duymadın mı?
***** Ziyafet vermeye çağrıldığım zaman hiç teredüd etmeden koşarım; tıpkı yiğitlere haydin er meydanına denildiği gibi..
Nâfi : ***** «..çetin bir gün..» (Hûd, 77.) âyetindeki ***** kemesinin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: ***** ; şiddetli, demektir. Şâirin şu beytini duymadın mı?
Amansız günde kargılarının uçlarıyla kısrakların başlarına vuruyorlardı.
Nâfi : ***** «..kapatılıp kilitlenecektir..» (Hümeze, 8.) âyetindeki bu kelimenin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: ***** ; kapatılmış, demektir. Şâirin şu beytini duymadınız mı?
***** Devem, Mekke dağlarına doğru inleyerek yol alırken Sana şehrinin kapalı kapıları aşağılarımızda kalmıştı.
Nâfi : ***** «..hiç usanmazlar..» (Fussilet, 38.) âyetindeki bu fiilin mânası nedir?
İbn-i Abbâs:***** bıkmazlar, usanmazlar demektir. Şairin şu beytini duymadın mi?
***** Rabbisinden korktuğundan dolayı, ibadetten usandığından değil; o uzun boylu ibadet etmekten usanmaz.
Nâfi : ***** «..sürü sürü kuşlar.» (Fil, 3.) âyetinin mânası nedir.
İbn-i Abbâs: Bunun mânası; taşı gagalarıyla ve ayaklarıyla taşıyıp, durmadan başları üzerine bırakan kuşlar demektir. Şairin bu mânada kullandığı şu beyti duymadın mı?
***** . Gri elbiseli süvariler anladılar ki, atlarının palanları, Ebabil kuşları tarafından gagalanmış.
Nâfi : ***** «..onları yakalarsanız..» (Bakara, 191.) âyetindeki bu fiilin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: ***** «onları bulduğunuzda» demektir. Hassanın şu beytini duymadın mı?
***** Lueyoğullan, Cuzeyme'ye yetişip işlerini bitirdiler; çünkü onların ölümü şifadır.
Nâfi : ***** «Ayaklarıyla toz koparanlara..» (Âdiyât, 4.) âyetindeki ***** nın mânası nedir?
İbn-i Abbâs: *****, atın ayağından yükselen taş-toprak demektir. Hassan b. Sâbit'in şu beytini duymadın mı?
***** Keda tepesindeki yerlerinde kıvılcımlar saçan atlarımızı siz görmeseniz de biz feda etmişizdir.
Nâfi : ***** «cehennemin ortasında.» (Sâffât, 55.) âyetindeki ***** mânası nedir?
İbn-i Abbâs: Bunun mânası, cehennemin ortasında demektir. Şairin şu beytini duymadın mı?
***** Adam kadının kalbinin ortasına isabet eden bir ok fırlattı; okun kalbe isabet etmesi, bir takım musibetleri beraberinde getiren aşkın kabulü mânasına geliyordu.
Nâfi : ***** «Dikensiz kirazlar.» (Vâkıa, 28.) âyetindeki kelimenin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: *****, dikensiz demektir. Umeyyetu'bnu Ebî's-Salt'ın şu beytini duymadın mı?
***** Cennetin gölgeleri uzun, kızları nazenin, ağaçları dikensizdir.
Nâfi : ***** «güzel tomurcukla.» (Şuarâ, 148.) âyetindeki ***** in mânası nedir?
İbn-i Abbâs: *****, dopdolu demektir. İmru'l-Kays'ın şu beytini duymadın mı?
***** Bu ev, bilekleri dolgun, beli ince, ön dişleri beyaz genç bir kızın evidir.
Nâfi : ***** «..doğru söz..» (Ahzâb, 70.) âyetindeki kelimenin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: *****; doğru, gerçek söz demektir. Hamze'nin şu beytini duymadın mı?
***** Muhammed (as.) Allah'ın kendine tevdi ettiği emanete karşı emindir. Konuştuğunda hep doğru konuşur.
Nâfi : ***** «..ne and ne de andlaşma..» (Tevbe, 8.) âyetindeki kelimelerin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: ***** yakınlık, ***** de verilen söz demektir. Şairin şu beytini duymadın mı?
***** Allah, aramızdaki yakınlık sebebiyle, tezinden zalimlere verdiği ceza ile onları cazalandırsın.
Nâfi : ***** «..sönüp gittiler..» (Enbiyâ, 15.) âyetinin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: *****; ölüler demektir. Lebid'in şu beytini duymadın mı?
***** Elbiseleriyle üstleri örtülmüş; onlar evlerinin bahçelerindeki ölülerdir.
Nâfi : ***** «..demir kütleleri..» (Kehf, 96.) âyetinin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: *****; demir parçaları demektir. Ka'b b. Mâlik'in şu beytini duymadın mı?
***** Ateşi tutuşturan, onların üzerine ateşin hararetini artırdıkça demir parçaları ve taşlar kor haline geldi.
Nâfi : *****«..uzak olsunlar..» (Mülk, 11.) âyetinin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: *****; uzaklık, derinlik demektir. Hassan'ın şu beytini duymadın mı?
***** Benim tarafımdan Ubey'ye, sen cehennemin derinliklerini (dibini) boylamış bir adamsın diye kim söyleyecek.
Nâfi : ***** «..aldanma içindedirler.» (Mülk, 20.) âyetinin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: *****; batıl demektir. Hassan'ın şu beytini duymadın mı?
***** Kuruntular seni uzaklara sürükledi, inkârcılığın sonu hüsrana uğramaktır.
Nâfi : ***** «..nefsine hakim..» (Âli imrân, 39.) âyetindeki bu kelimenin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: ***** kelimesi, kadına yaklaşmayan demektir. Şairin şu beytini duymadın mı?
***** O fuhşiyattan uzaktır; insanlara iyiliği, iyi
işlerde yarışmayı emr ve tavsiye eder.
Nâfi : ***** «..suratsız, çok katı..» (insan, 10.) âyetinin mânası ne demektir?
İbn-i Abbâs: Âyetin mânası; şiddetli acıdan dolayı rengi değişen demektir. Şairin şu beytini duymadın mı?
***** Yüzlerin suratsızlaştığı, acı içinde kıvrandığı hesap günü de değil.
Nâfi : ***** «..işlerin güçleştiği gün..» (Kalem, 42.) âyetindeki ***** ın mânası nedir?
İbn-i Abbâs: *****; ahiretin şiddetinden demektir. Şairin şu beytini duymadın mı?
***** Başımıza dehşetli bir harp koptu.
Nâfi : ***** «..dönüşleri..» (Gâşiye, 25.) âyetindeki bu kelimenin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: ***** dönüş demektir. Ubeydu'bnu'l-Ebras'ın şu beytini duymadın mı?
***** Her kaybolan bir gün dönebilir; ancak ölümle kaybolan bir daha geri dönmez.
Nâfi : ***** «günah» (Nisa, 2.) âyetindeki bu kelimenin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: ***** Habeş lügatında günah demektir. A'şa'nın şu beytini duymadın mı?
***** Nâfi : ***** «..günah..» (Nisâ, 25.) âyetindeki bu kelimenin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: *****; günah demektir. Şairin şu beytini duymadın mı?
Görüyorum ki sen şuursuzca, aleyhimde fesatçılık yapanlarla beraber işbirliği yaparak bana günah isnad etmeye çalışıyorsun.
Nâfi : ***** «..kıl kadar..» (Nisâ, 49.) âyetindeki bu kelimenin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: *****; çekirdek zarı kadar, demektir. Nâbiga'nın şu beytini duymadın mı?
***** Ordu savaşıp milyarları yığıyor, sonra da
düşmanlarına çekirdek zan kadar bile bir şey bırakmıyor.
***** «..çekirdek kabuğu..» (Fâtır, 13.) âyetindeki bu kelimenin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: ***** çekirdeğin üzerinde bulunan beyaz zar, demektir. Şair Umeyyetu'bnu's-Salt'ın şu beytini duymadın mı?
***** Onlardan ne kıl kadar; ne çekirdek zan kadar, ne bundan az ne de bundan çok bir iyilik görmedim.
Nâfi : ***** «..Allah onları baş aşağı etmiştir..» (Nisâ, 88.) âyetindeki bu fiilin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: *****; onları hapsetti demektir. Umeyye'nin şu beytini duymadın mı?
***** Onlar yalan ve iftirayı âdet hâline getirmiş zorba insanlar olmaları sebebiyle cehenneme hapsolunacaklardır.
Nâfi : ***** «..onun varlıklılarına yola gelmelerini emrederiz..» (İsrâ, 16.) âyetindeki fiilin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: *****; musallat ettik demektir. Lebid'in şu beytini duymadın mı?
***** İyi davranırlarsa işleri kolaylaşır, (şayet azarlarsa başlanna bela) musallat olur da helake uğrayıp yokolur giderler.
Nâfi : ***** «..inkâr edenlerin size bir kötülük yapmalarından..» (Nisâ, 101.) âyetindeki ***** fiilinin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: *****, Hevazin lügatında, sizi zoria işkence ve dalalete sürükler demektir. Şairin şu beytini duymadın mı?
***** Mekke bölgesinde oturan herkes eziyetlere, işkence ve musibetlere uğramışlar...
Nâfi : ***** «..sanki yurtlarında hiç oturmamış gibi..» (Araf, 92.) âyetinin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: Bunun mânası, güya hiç yaşamamışlar demektir. Lebid'in şu beytini duymadın mı?.
***** Dâhis adlı atın koşusundan önce (Dâhis harbinden önce) nice yıllar yaşadım; keski sonsuza dek yaşama arzusunda olan nefis için ölümsüzlük olaydı.
Nâfi : ***** «alçaklık azabıyla..» (Enâm, 93.) âyetindeki ***** nun mânası ne demektir?
İbn-i Abbâs: *****utanç
verici azab demektir. Şairin şu beytini duymadın
***** Biz yeryüzünü, insanı utanç verici, kederlendirici şeylerden uzak tutacak kadar geniş bulduk.
Nâfi : ***** «..zerre kadar haksızlığa uğratılmazlar..» (Nisâ, 124.) âyetindeki ***** in mânası nedir?
İbn-i Abbâs: *****; çekirdeğin özü kadar, demektir. Şairin şu beytini duymadın mı?
***** Senden sonra halk çekirdek zarına bile (hiçbir şeye) sahip olamadılar, onlar senden sonra üzüntü ve kederden başka bir şeyle karşılaşmadılar.
Nâfi : ***** «..ne yaşlı..» (Bakara, 68.) âyetindeki bu kelimenin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: *****; ne çok yaşlı demektir. Alkame'nin şu beytini duymadın mı?
***** Emin ol ki müsafirine verdiğin inek yaşlı, ayakta durmağa mecali yok ki adamın peşi sıra gidebilsin.
Nâfi : ***** «..beyaz iplik siyah iplikten ayırdedilinceye kadar..» (Bakara, 187.) âyetinin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: Bunun mânası, gecenin karanlığından gündüzün aydınlığı, tan yerinin ağarması demektir. Umeyye'nin şu beytini duymadın mı?
***** Beyaz iplik; sabah aydınlığı demektir ki o da ağarmaktadır, siyah iplik ise; gecenin karanlığıdır ki o da kararmaktadır.
Nâfi : ***** «..vicdanlarını sattıkları şey ne kötüdür..» (Bakara, 102.) âyetinin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: Bunun mânası; basit bir dünya menfeatı için ahiretteki nasiplerini sattılar demektir. Şairin şu beytini duymadın mı?
***** Ona aldığı şeyin bedelini verip sonra verdiğini geri alıp sahibine onu yok fiyatına satmaz mısın, diyor.
Nâfi : ***** «..gökten yıldırımlar..» (Kehf, 40.) âyetindeki ***** nin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: *****;' gökten inen ateş demektir. Hassan'ın şu beytini duymadın mı?
***** Topluluğun geride kalanları üzerine gökten ateş parçalan yağdı.
Nâfi : ***** «Bütün yüzler...boyun eğmiştir..» (Tâhâ, 111.) âyetindeki ***** fiilinin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: *****; teslim oldu, boyun eğdi demektir. Şairin şu beytini duymadın mı?
***** Her zorluğa boyun eğenle (duçar olanla), Kusay ailesinden her fakir ve zengin sana ağlasınlar.
Nâfi : ***** «..dar bir geçim..» (Tâhâ, 124.) âyetindeki***** in mânası nedir?
İbn-i Abbâs: *****; şiddetli darlık, sıkıntı demektir. Şairin şu beytini duymadın mı?
***** Süvarilere dar bir boğazda yetiştim. (Bakdım ki) oranın çevresini pek yaman savaşçılar sarmış.
Nâfi : ***** «..uzak yollardan..» (Hac, 27.) âyetindeki ***** in mânası nedir?
İbn-i Abbâs: *****; yol demektir. Şairin şu beytini duymadın mı?
***** Çoluk çocuklarını korudular, geçitleri yardımcıları dönen cesetlerle doldurdular.
Nâfi : ***** «..yolları bulunan..» (Zariyat, 7.) âyetinin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: Bunun mânası; hareli yollar, güzel huy ve ahlâk demektir. Zuheyr b. Ebî Sülame'nin şu beytini duymadın mı?
***** Sevdiğine yetişdikleri yerde parlak kılıçlarıyla vuruyorlar; onlar, düşmanı kuşatıp saldırdıklarında geri dünüp kaçmazlar.
Nâfi : ***** «..hasta..» (Yûsuf, 85.) âyetindeki bu kelimenin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: Bunun mânası, şiddetli ağrılarla öldürücü hastalık demektir. Şairin şu beytini duymadın mı?
***** Leyla'yı hatırladığından mı, biz ondan uzaklaşınca onulmaz bir hastalığa yakalanmışcasına doktorluk bir hasta olup çıkıyorsun.
Nâfi : ***** «..öksüzü iter kakar..» (Mâûn, 2.) âyetinin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: Bunun mânası, yetimin hakkını vermez, demektir. Ebû Talibin şu beytini duymadın mı?
*****
Nâfi : ***** «Gök (bile) onun dehşetinden yarılır..» (Müzzemmil, 18.) âyetindeki ***** un mânası nedir?
İbn-i Abbâs: ***** kıyamet gününün korkusundan ürken demektir. Şairin şu beytini duymadın mı?
Karanlık basıncaya kadar develeri sürüp götürdü. Develerin yanında yağmurun suladığı, çiçekleri parlak yeşillikler vardı.
Nâfi : ***** «..hepsi bir arada düzenli olarak sevkediliyordu..» (Neml, 17.) âyetinin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: Bunun mânası, kuşlar yuvalarına dönene kadar hep birden bekletilirler, demektir. Şarin şu beytini duymadın mı?
***** Beşte birden sonra halk sertlik gösterince; doru atlar üzerindeki öncüler bekletildi.
Nâfi : ***** «..ateş her dindikçe..» (İsrâ, 97.) âyetinin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: *****; yanıp sönen demektir. Şairin şu beytini duymadın mı?
***** Ateşten onların kulakları (vücutlan) sükunet buluyor. Ateşin en kızgın hali, ona doğru koştuklan tutuşma zamanıdır.
Nâfi : ***** «..erimiş maden gibi..» (Kehf, 29.) âyetinin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: Bunun mânası, zeytin yağı tortusu gibi demektir. Şairin şu beytini duymadın mı?
***** Süratli deve onunla yarıştı; yarışma sonunda sanki kapları zeytinyağı tortusu gibi terle doldurmuş gibi oldu. (Yani deve kan ter icindfi kalmıştı.)
Nâfi : ***** «..ağır bir yakalayışı..» (Müzzemmil, 16.) âyetinin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: Bunun mânası, kurtuluşu mümkün olmayan şiddet demektir Şarin şu beytini duymuş muydun?
***** Dünya ve âhiret bahtsızlığı; bunların her ikisini de kurtuluş çaresi olmayan şeyler olarak görüyorum.
Nâfii : ***** «..korkmalarından ötürü kaçtılar..» (Kâf, 36.) âyetindeki fiilin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: *****;
Yemen lügatında kaçtılar demektir. Adiyyu'bnu Zeyd'in şu beytini duymadın mı?
***** Ölüm korkusundan ülkelere kaçışıp, yeryüzünde serseriyane dolaştılar
Nâfi : ***** «..fısıltıdan başka..» (Tâhâ, 108.) âyetindeki bu kelimenin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: *****; hafifçe adım atmak, gizli konuşmak demektir. Şairin şu beytini duymadın mı?
***** Gece gittiler, o da gece gitti; bilir ki gece yolcuğu sakindir.
Nâfi : ***** «..burunları havadadır, hakkı göremezler..» (Yâsin, 8.) âyetindeki bu kelimenin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: ***** boyunu ve başını yukarıda tutmak demektir. Şairin (Bişr b. Ebî Hâzim) şu beytini duymuş muydun ?
***** Biz onun etrafında, suyu içmeyen deve gibi, hiçbir şeye iltifat etmeden oturmaktayız.
Nâfi : ***** «..kararsızlık içindedir.» (Kaf, 5.) âyetindeki bu kelimenin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: *****; boş demektir. Şairin şu beytini duymuş muydun?
***** Korktu; onunla karnını doldurdu; derken içi boş bir kütük gibi yıkılıp gitti.
Nâfi : ***** «..kesinleşmiş bir hükümdür.» (Meryem, 71.) âyetindeki ***** nin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: *****; vacip demektir. Umeyye'nin şu beytini duymuş muydun?
***** Sen kullarının Rabbi iken, onlar hata üstüne hata işliyorlar. Halbuki ölüm ve hüküm Senin elinde. (Onlara istediğini yapabilirsin.)
Nâfi : ***** «..kadehler..» (Zuhruf, 71.) âyetindeki bu kelimenin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: *****; kulpu olmayan testiler demektir. Huzeli'nin şu beytini duymuş muydun?
***** Küpler dolup taşıncaya kadar horoz ötemedi.
Nâfi : ***** «..ne de sarhoş olurlar.» (Sâffât, 47.) âyetteki ***** nun mânası nedir?
İbn-i Abbâs: *****; başları da dönmez, demektir. Abdullah b. Ravaha'nın şu beytini duymadın mı?
Orada içkiden dolayı sarhoş olmazlar, içki onların sadece üzüntülerini, kederlerini ve susuzluklarını giderir.
Nâfi : ***** «..azabı süreklidir..» (Furkân, 65.) âyetindeki ***** in mânası nedir?
İbn-i Abbâs: *****; alacaklının borçluyu takip ettiği gibi sürekli takip, demektir. Bişr b. Ebî Hazm'in şu beytini duymuş muydun?
***** Bir gün kartallar günü, bir gün kuzular günüdür. O gün ise azab ve takip edilme günüdür. (Yani, ne üzüntü devamlıdır, ne de sevinç..)
Nâfi : ***** «..kaburga kemikleri..» (Târik, 7.) âyetindeki bu kelimenin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: *****; kadının gerdanlık taktığı yer, sine demektir. Şairin şu beytini duymadın mı?
***** Sevgilinin göğüsündeki mücevherler, sinesini parıldatıp aydınlatmaktadır.
Nâfi : ***** «..helaki hak etmiş bir topluluk oldunuz..» (Feth, 12.) âyetindeki ***** un mânası nedir?
İbn-i Abbâs: ***** Yemenli Uman kabilesinin lügatında, helak olmuş demektir. Şarin şu beytini duymadın mı?
***** Size yeterli derecede yaptığımız ihsana karşı nankörlük etmeyin; çünkü nankörlük sahibini helak eder.
Nâfi : ***** «..davarlarının yayıldığı..» (Enbiyâ, 78.) âyetindeki bu fiilin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: ***** geceleyin hayvan gütmek demektir. Lebidin şu beytini duymuş muydun?
***** Develer bir süre otladıktan sonra yürüyüşlerini değiştirdiler; epey yol aldıktan sonra da dişlerinin seslerini değiştirdiler (geviş getirmelerini değiştirdiler.) .
Nâfi : ***** «..hasımların en yamanıdır.» (Bakara, 204) âyetindeki mâna nedir?
İbn-i Abbâs: *****; batılda ısrar etmek demektir. Muhalhal'in şu beytini duymuş muydun?
***** Hiç şüphesiz, akıllarda (kalplerde) kinler, cömertlikler ve saklı yaman düşmanlıklar gizlenmiştir.
Nâfi : ***** «..kızarmış buzağı..» (Hûd, 69.) âyetindeki ***** in mânası nedir?
İbn-i Abbâs: *****; taş üzerinde kızartılmış, demektir. Şairin şu beytini duymuş muydun?
***** Onların içkileri var, ateşleri hazır; diledikleri zaman kızarmış buzağı, kebablarıdır.
Nâfi : ***** «..kabirlerinden..» (Yâsin, 51.) âyetindeki kelimenin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: *****; kabirler demektir. İbn-i Ravaha'nın şu beytini duymuş muydun?
Bir zaman gelir ki kabrimin başına uğradıklarında şöyle derlen Ya Rabbi, onu rahata kavuştur. Kim yardımda bulunursa, o doğru yolu bulmuştur.
Nâfi : ***** «..hırslı..» (Meâric, 19.) âyetindeki bu kelimenin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: *****; sıkıntılı ve sabrı kıt demektir. Bişr b. Ebî Hazim'in şu beytini duymadın mı?
***** Yetimin hakkını yemez, Allahın kullarına karşı sabırsızlık gösterip onları küçümsemez.
Nâfi : ***** «»artık kurtuluş zamanı değildi..» (Sâd, 3.) âyetinin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: Bunun mânası, kaçma zamanı değildir, demektir. A'şa'nın şu beytini duymadın mı?
***** Leyla'dan ayrılmana rağmen hep onu hatırlıyorsun; ayrılık zamanı epey uzadı.
Nâfi : ***** «..çiviler..» (Kamer, 13.) âyetindeki bu kelimenin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: *****; gemiye çakılan çivi demektir. Şairin şu beytini duymadın mı?
***** Bize verilen gemi gayet sağlam yapılmış; malzemesi kereste, dokuması (birbirine tutturulması) ise çivi iledir.
Nâfi : ***** «..gizli bir sesini..» (Meryem, 98.) âyetindeki bu kelimenin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: *****,
duygu demektir. Şairin şu beytini biliyor muşuydun?
***** işitmesinde yalan olmayan, ses dinleme konusunda da mahir bir avcı gizli bir sesin farkına varmıştır.
Nâfi : ***** «..asık..» (Kıyâme, 24.) âyetindeki bu kelimenin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: *****; yüzdeki burukluk, aşıklık demektir. Ubeydetu'bnu Ebras'ın şu beytini duymadın mı?
Yalçın kayalar üzerindeki asık suratlı kartallar gibi sabahladık.
Nâfi : ***** «..insafsızca..» (Necm, 22.) âyetindeki bu kelimenin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: *****; insafsızca, haksız olarak demektir. İmru'l-Kays'ın şu beytini duymadın mı?
Esedoğulları, eşraf tabakasıyla düşük seviyedekileri denk tutmak suretiyle haksızlığa düştüler.
Nâfi : ***** «..bozulmamış..» (Bakara, 259.) âyetindeki bu fiilin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: Bunun mânası, yıllar onu değiştirmedi, demektir. Şairin şu beytini duymadın mı?
***** Onun hem tadı, hem kokusu güzeldir. Sen yılların geçmesiyle onda bir değişme, bozulma göremezsin.
Nâfi : ***** «..hain nankörler..» (Lokmân, 32.) âyetindeki bu kelimenin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: Bunun mânası; gaddar, zalim demektir. Şairin şu beytini duymadın mı?
***** Kendisi kesinlikle bildi ve anladı ki, zaman benim hile ve zulmümden korkmaz.
Nâfi : ***** «..erimiş bakırı kaynağından..» (Sebe, 12.) âyetindeki ***** ın mânası nedir?
İbn-i Abbâs: Bunun mânası; bakır demektir. Şairin şu beytini duymadın mı?
***** Demir kazanlara konuldu, bakır kazanlar meydanda yok.
Nâfi
: ***** «..buruk yemişli..» (Sebe, 16.) âyetindeki *****
ın mânası nedir?
İbn-i Abbâs: ***** ekşi, kekre demektir. Şairin şu beytini biliyor muydun?
***** Nâfi : ***** «..kaçınır..» (Zümer, 45.) âyetindeki bu kelimenin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: Bunun mânası kaçındı, döndü demektir. Amru'bnu Kelsum'un şu beytini duymuş muydun?
***** Kargı doğrultanın, vınlayarak fırlattığı kargılar, geri tepip atanı yaraladığında...
Nâfi : ***** «..yollar..» (Fâtır, 27.) âyetindeki bu kelimenin mânası nedir ?
İbn-i Abbâs: *****; yollar demektir. Şairin şu beytini duymadın mı?
***** Sevgililer tarafından terkedilen yurtlardaki belli belirsiz izler (yollar), tıpkı kollardaki bozulmuş dövmelerdir.
Nâfi : ***** «Zengin eden ve sermaye veren O'dur.» (Necm,48.) âyetinin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: Bunun mânası, fakirken zengin olmak, zenginken kanaat etmek, demektir. Antere'nin şu beytini duymadın mı?
***** Allah senin diriliğini artırsın, iyiliğini versin, şunu bil ki, ben öldürülmesem bile, nihayet ölüm döşeğinde can vereceğim.
Nâfi : ***** «..sizden hiçbir şey eksiltmez..» (Hucurât, 14.) âyetindeki bu kelimenin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: Beni Abbâs lügatında bunun mânası, sizden bir şey eksiltmez, demektir. Hatletu'l-Besi'nin şu beytini duymadın mı?
***** Sa'doğullarının büyükleri, elçilik görevini samimiyetle, eksiksiz, yalansız yerine getirdiler.
Nâfi : ***** «..çayırlar..» (Abese, 31.) âyetindeki bu kelimenin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: *****; mera demektir. Şairin şu beytini duymadın mı?
***** Orada meraları ve bahçeleri (hayvanlar ile insanların yiyeceklerini) suya giden yol üzerinde karışık olarak görmektesin.
Nâfi : ***** «..gizli (buluşmaya) sözleşmeyin..» (Bakara, 235.) âyetindeki ***** ne demektir?
İbn-i Abbâs: *****; cima demektir. İmriu'l-Kays'ın şu beytini duymadın mı?
***** Nâfi : ***** «..otlattığınız..» (Nahl, 10.) âyetinin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: Bunun mânası otlatır, güdersiniz demektir. A'şa'nın şu beytini duymadın mı?
***** Halk, önderleriyle işlerine gittiler. Yorgun çoban gelip nereye diye seslendi
Nâfi : ***** «..Allah için saygı (göstermek) istemiyorsunuz.» (Nûh, 13.) âyetindeki bu kelimenin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: Bunun mânası, büyüklenmenizden dolayı Allah'dan korkmazsınız demektir. Ebû Zeyb'in şu beytini duymuş muydun?
***** Kendisini arı soktuğunda arının sokmasından korkmaz; işçi arıların kovanlarında onunla anlaşma yapar.
Nâfi : ***** «..hiçbir şeyi olmayan yetimi..» (Beled, 16.) âyetindeki bu kelimenin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: ***** muhtaç, yoksul demektir. Şairin şu beytini duymadın mı.
***** Gök sana yağmurunu göndermediğinden, onun nevalesi azaldı; Allah sana yardım etsin.
Nâfi : ***** «(O gün) başlarını dikerek koşarlar..» (ibrahim, 43.) âyetindeki bu kelimenin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: *****; bilerek boyun eğenler demektir. Tubba'ın şu beytini duymuş muydun?
Sa'doğlu Nemr, bana itaat etmesini bilmiştir. Nemr, bana borçlu ve boynu büküktür.
Nâfi : ***** «Hiç O'nun ismiyle anılan birini biliyor musun?» (Meryem, 65.) âyetindeki ***** nin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: Bunun mânası, çocuk demektir. Şairin
şu beytini duymadın mı?
***** Çok evlada sahipsin, mal bakımından da müreffeh bir hayat yaşıyorsun (çok zenginsin).
Nâfi : *****«..eritiyor..» (Hac, 20.) âyetindeki bu kelimenin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: ***** eritilir, demektir. Şairin şu beytini duymadın mı?
***** Madenin dolup boşalan potasında sürekli olarak eriyikleri kaynamaktadır.
Nâfi . : ***** «..güçlü bir topluluğa ağır geliyordu..» (Kasas, 76.) âyetindeki ***** nin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: *****; ağır gelir demektir. İmriu'l-Kays'ın şu beytini duymadın mı?
***** Yükü ağır gelen zayıf kimsenin yürüyüşü gibi, kadın iki büklüm olarak yürüyor.
Nâfi : ***** «..boyunların(ın)..» (Enfâl, 12.) âyetindeki ***** nin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: *****; parmak uçları demektir. Antere'nin şu beytini duymadın mı?
***** Eller (parmaklar) kılıçlara sarıldığında harbin çetin süvarileri olan kavmim ne yamandır!
Nâfi : ***** «..kasırga..» (Bakara, 266.) âyetindeki bu kelimenin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: Bunun mânası, şiddetli rüzgar demektir. Şairin şu beyitini duymadın mı?
***** Kadınların onun hakkındaki hile ve düzenleri (tuzakları) kasırga gibidir.
Nâfi : ***** «..gidecek yer..» (Nisâ, 100.) âyetindeki bu kelimenin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: ***** noksan olmayan, eksiksiz demektir. Züheyr'in şu beytini duymadın mı?
Hafif olmayan, eksiksiz (süratli) koşamayan hantal atlardan, koşu atları üstündür.
Nâfi : ***** «..kayaları oyan Semûd..» (Fecr, 9.) âyetinin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: Bunun mânası, dağdaki kayaları oyarak kendilerine ev edindiler demektir. Umeyye'nin şu beytini duymadın mı?
***** Allahü teâlâ, geçimimizi sağlayabilmemiz için gözlerimizi yaratmış, kulak yolumuzu oymuş, dış çevresini şekillendirmiş.
Nâfi : ***** «..pek çok sevmek..» (Fecr, 20.) âyetindeki bu kelimenin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: Bunun mânası, aşırı, çok demektir. Umeyye'nin şu beytini duymadın mı?
***** Ya Rabbi, affettiğin zaman toptan affet, hangi kulun hata etmemiştir ki..
Nâfi : ***** «..karanlık..» (Felak, 3.) âyetindeki bu kelimenin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: *****; karanlık: demektir. Züheyr'in şu beytini duymadın mı?
***** Karanlıklar basıncaya kadar.....
Nâfi : ***** «Onların kalplerinde hastalık vardır..» (Bakara, 10.) âyetindeki ***** nun mânası nedir?
İbn-i Abbâs: ***** nifak demektir. Şairin şu beytini duymadın mı?
***** insanlara güzel davranmaya çalışıyorum; fakat esefle görüyorum ki onlar bana karşı kalblerinde nifak ve kin besliyorlar.
Nâfi : ***** «..bocalayıp duruyorlar..» (Bakara, 15.) âyetindeki bu kelimenin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: ***** gülüp oynayıp başıboş dolaşırlar, demektir. A'şa'nın şu beytini duymadın mı?
***** Saçlarımın ağarmasına rağmen gülüp oynayıp, günümü gün etmekte olduğumu görmekteyim; bu tür davranışlar yaşlı insanlara yakışır mı?
Nâfi
: ***** «..yaratıcınız..»
(Bakara, 54.) âyetindeki ***** nün mânası nedir?
İbn-i Abbâs: *****; yaratanınız demektir. Tubba'ın şu beytini duymadın mı?
***** Ben şehadet ederim ki Ahmed, mahlûkatı yaratan Allah'ın elçisidir.
Nâfi : ***** «..kendisinde hiç şüphe yoktur..» (Bakara, 2.) âyetinin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: Bunun mânası, içinde hiçbir şüphe yoktur, demektir. İbn-i Zehra'nın şu beytini duymadın mı?
***** Ey Umame, Hakda şüphe olmaz; şüphe ancak yalancıların sözlerinde olur.
Nâfi : ***** «..Allah onların kalblerini mühürlemiştir.» (Bakara, 7.) âyetindeki ***** nin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: Bunun mânası, Allah kalplerini mühürledi demektir. A'şa'nın şu beytini duymadın mı?
***** Bir Yahudi şarap fıçısının etrafında döndü, sonra üzerinde mührü olan bu fıçıyı meydana çıkardı.
Nâfi . : ***** «..yalçın kaya..» (Bakara, 264.) âyetindeki ***** kelimesinin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: Bu kelimenin mânası, düzgün, kaypak taş demektir. Eves b. Hacer'in şu beytini duymadın mı?
***** Düz (yalçın) kayalar üzerinde; sanki bu kayaların sırtı yağlanarak kaygan hâle gelmiş.
Nâfi : ***** «..onda dondurucu..» (Âli İmrân, 117.) âyetindeki ***** un mânası nedir?
İbn-i Abbâs:*****; soğuk demektir. Nâbiga'nın şu beytini duymadın mı?
***** Yemeğin katığı olduğu gibi, kışın katığı olan soğuk, yeryüzünü tamamen kapladığı zaman ümitlerini kesmezler.
Nâfi : ***** «..Mü’minleri savaş üslerine yerleştiriyordun.» (Âli imrân, 121.) âyetindeki ***** nün mânası nedir?
İbn-i Abbâs: Bunun mânası, Mü’minleri yerleştirirsin demektir. A'şa'nın şu beytini biliyor muydun?
***** Rahmân Taâlâ, senin evini safa ile haremin
batısının en güzel yerine yerleştirmiş
Nâfi : ***** «..erenler..» (Âl-i İmrân, 146.) âyetindeki bu kelimenin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: ***** büyük topluluk demektir. Hassan'ın şu beytini duymadın mı?
***** Şayet bir toplum doğru yoldan saparsa, üzerlerine büyük bir cemaat sevkederiz.
Nâfi : ***** «..açlıktan..» (Mâide, 3.) âyetindeki bu kelimenin mânası nedir?
İbn-i Abbâs: ***** ; açlık demektir. A'şa'nın şu beytini duymadın mı?
***** Siz, kışın karnınız tok keyifli keyifli gecelerken, komşularınız açlıktan ızdırap içinde gecelerler.
Nâfi : ***** «..işledikleri suçu işlemeye devam etsinler..» (Enam, 113.) âyetindeki ***** ne demektir?
İbn-i Abbâs: ***** : kazanacaklarını kazansınlar, demektir. Lebid'in şu beytini duymadın mı?
***** Ben elde ettiğimle geliyorum; ben nefsimin bana kazandırmaya çalıştığı şeylerden uzağım.
Nâfi b. Ezrak'ın soruları bunlardır. Bunlar arasından on küsur meşhur soruyu almadım. Bazı âlimler, muhtelif senetlerle ayrı ayrı İbn-i Abbâs'dan rivâyet etmişlerdir.
Ebû Bekri'l-Enbâri «K i t a b u' l - V a k f v e' l - İ b t i d a» adlı eserinde bunlardan bir kısmını rivâyet etmiştir: Bunlar «kef» harfiyle işaretlenmiştir. İbnul Enbari şöyle rivâyet etmiştir: Bize Bişr b. Enes, o da bize Muhammed b. Ali b. Hasen b. Şekik, o da bize Ebû Salih Hudye b. Mucahid, o da bize Mücahid b. Şuca, bize Muhammed b. Ziyad Yeşkuri, o da Meymûn b. Mihrân'dan rivâyet. etmiştir. Meymûn b. Mihrân şöyle demiştir Nâfi b. Ezrak Mescide girdi ve bunları sordu.
Taberânî «M u c e m
u' l - K e b î r»inde bunlardan bir kısmını nakletmiştir. Bunlar «tı» harfiyle
işaretlenmiştir. Bu rivâyeti, Cuveybir tariki ile Dahhak b. Muzahim'den yapmış,
Dahhak şöyle demiştir: Nâfi b. Ezrak çıktı... ve şunları sordu, şeklinde
nakletmiştir.
-------------------